O'nu çok özledik.


3 yılın ardından!!

daha dün gibi,işte burada blogumun ilk yazısı.
31 ekim 2006'da başladığım blogger serüvenim zaman zaman kesintiye uğrasa da bu günlere gelmeyi başardı.
beni bloggerla tanıştırdığı için laziale'ye teşekkür ederim tekrardan.
bu blog sayesinde değişik insanlar tanıdım.(bkz: sağda "takip mesafesi")
Kendimi,olaylara bakış açımı anlattım sizlere.
Burası benden bir yer ve burayı çok seviyorum..
nice 3 yaşlara..

Cumhuriyet Bayramı 29 Ekim 2009

sana borcumuzu nasıl ödeyeceğiz??

bugün son derste çocuklarla cumhuriyetten bahsettik.Cumhuriyet öncesi ve cumhuriyetten sonrası hakkında konuştuk.Sabiha Gökçen'den ve Atatürk'ün kızların okumasını ne kadar çok istediğinden bahsettik.
Atatürk olmasaydı bu okul burda olamazdı olsa da ben öğretmeniniz olamazdım dedim.Bu yüzden Atatürk'e borcumuzu ödeyemeyiz dedim.
1.sınıf öğrencilerimden Yiğit yüzüme baktı ve peki biz senin borcunu nasıl ödeyeceğiz dedi.(birinci sınıflarım hala benimle siz diye konuşmayı öğrenemediler..)
bende gerçekten ödemek ister misin? diye sordum.
yiğit: isterim ama benim param yok.
ben: parayla ödemeyeceksin ki.
yiğit: nasıl ödüycem.
ben: beni dikkatle dinleyeceksin,derslerine çok çalışacaksın.
yiğit: öyleyse öderim :)

işte çoçuklarım böyleler.
hergün onlara Edmond De Amicis'in Çocuk Kalbi kitabından bir kaç sayfa okuyorum..Bundan çok hoşlanıyorlar. ben okurken dikkatle dinliyorlar,okuduktan sonra kafalarını sıralarına koyup gözlerini kapatıp biraz düşünüyorlar.okuduğum bölümde onları en çok hangi kısmın etkilediğini ve neden bu kadar etkilediğini...geri dönüşler muhteşem oluyor.

ayrıca bugün çocuklarım bana söz verdiler.
beni çok sevenler asla sigara içmeyecek,söz mü? dedim..hepsi bir ağızdan sözz diye bağırdılar.
babamın sigara içtiğini biliyorlar.peki babanız sizi sevmiyor mu? dediler. bende beni seviyor ama onların zamanında öğretmenleri onlara hiç böyle söylememiş dedim.sizin öğretmeniniz size söylemiş miydi? dediler.evet söylemişti dedim..
benim meraklı yavrucaklarım :)

duygu karmaşası

sınıfım...
garip bir yer olmaya tüm hızıyla devam ediyor..
bugün 3.sınıf öğrencim (ama seviyesi nedeniyle 2. sınıflarla birlikte çalışıyor.) Nurcan, beni çıldırtmayı başarmak üzereydi..3'erli ritmik sayma yapıyoruz.öncelikle 18 e 3 ekledi(parmaklarımızla sayıyoruz) 21 dedi,ama 21 yazamadı,01 yazdı,41 yazdı 51 yazdı..en sonunda dayanamadım gösterdim..saymaya devam ettik..sıra 27'ye 3 eklemeye geldi,ekledi 27-28-29- yirmi otuz dedi..bakakaldım..çıldırmak üzereydim..sonra bunu yazmaya kalktı ve 100 yazdı..matematikle ilgili öğrettiğim herşeyin yalan olduğunu hissettim o an..
en kısa zamanda velisiyle görüşüp akşam ders çalıştırmaya başlamalarını en azından ödevlerini yapması için teşvik etmelerini yoksa Nurcan'ı sınıfta bırakacağımı söyleyeceğim..

yine sınıfımda
öğlen yemeğine giderken kızlarımdan bir kaçı beni öpmek istediler.bizim köyümüzde domuz gribi tehlikesi olmadığı ve olsa bile sevimliliklerine dayanamadığım için eğildim.Kızlar sırayla öptüler beni,o arada hala sınıfta olan Uğur çıkmak için kapıya doğru yöneldi..yandan yandan da bana bakıyordu.sende beni öpmek istermisin dedim.ben utanıyomm diyip koşarak çıktı sınıftan..
ah benim sevimli ve bir o kadar da utangaç oğlum...

işte sınıfta hayat bu şekilde devam edip gidiyor.bu aralar yani muhtemelen yarın müfettişleri bekliyoruz,diğer okullara gitmişler,sanırım sıra bende..
sonra bugün son derste doktorumuz ve sağlık memurumuz gelecek,çocuklarıma bit ilacı yazacak.(daha bitimiz yok çok şükür ama olmasın diye önlem alıyoruz)aileler kestane toplamaktan çocuklara bakmıyorlar da..

Allah belanızı versin.

kızgınım,çok kızgınımm
benim ülkemin gencecik evlatlarına kurşun sıkan itler,halaylarla davul zurnalarla karşılanıyor..
benim şehidimin cenazesine sahip bile çıkmayan hangi milletin vekilleri olduğu belirsiz,gereksiz insanlar..
Allah belanızı versin.

Ganire Paşayeva

ağzına sağlık,ganire paşayeva..
katıldığı her programda hayranlıkla izledim..
işgüzar türk medyasına cevabı gerektiği gibi verdi..
ölene kadar kardeşiz..
1 millet,2 devlet...