kaçıp kaçıp gelivercemm

nerden başlasam nasıl anlatsam acaba..yada neleri anlatsam...


""güzel bir güne uyandım .. canım babacım çok güzel bir mesaj atmış bana..öyle sevindim ki.. bir parçası eridi gitti kalbimin..özlemimm canım babacım benim..


""genel olarak güzel bir gün geçirdim.. çocuklar gibi şen.. sandalye kapma yarışması yaptık mesela.. ben ŞAMPİYON oldum..

""eve gitmeme 2 gün kalmış..yollar büyüse de gözümde .
nedir canım 13 saat dediğin diyorum kendi kendime ... ve sadece 4 gün kalıp geri dönücek olmak zorlayacak beni ve yoracak tabi ki..alıştım ya artık..yine de.. ikiye bölünmüş bir hayatı yaşıyorum ..anlamak güç değil...


""bugün notlarımı hesaplıyordum ödevden şunu alsam finalden şunu alsam diye.. ne fark ettim bilin bakalımm..
eminim bulamayacaksınız..
ben matematiği özlemişim deli gibi.. ve kararımı verdim bayram dönüşü LES için kitap alıp başlıyorum hemen..

""cranberries eşliğindee in yourr headdd(iyyaaaa hedddd :P) diye mırıldanıyorumm..bazen çığlıkta atıyorum...
ama hayatımda californication ın yeri bir başkadır.. bu nerden çıktıysa şimdii..

""hımm kar yağdı bak az daha unutuyordum ama tam trabzonluk bir olay yaşadık.. okul tatil olmasına rağmen ders yaptık.. neden neden?? çünkü rektör amcam okulun tatil olduğunu ilan edene kadar bütün öğretim elemanları ve öğrenciler gelmişti derse....
trabzonda yaşamak böyle işte .. her an bir fıkraya konu olabilirsinn farkında olmadann.. :D

logoogle..

dünyanın en büyük arama motoru olan google yine sınır tanımıyor.. benimle aynı fikirde olanlar var mıdır bilinmez ama ben tam bir google logosu manyağıyım..

özellikle yeni yıl için tasarladıkları logoları o kadar çok begendim ki..her gün değişiyor ve sonunda bir hikaye çıkıyor ortaya..

fark etmeyenler için bir göz atalım..
işte birinci logo..

işte 2. logo..



işte 3. logo..

ve işte şimdilik son logo ..


benim çok hoşuma gitti gercekten..

yine gülecek bir neden lazım..

kendime yeni bir ben lazım projesi kapsamında..diğer yazımda bahsi gecen düz mantıkla yola çıkarak ""zamane gençleri depresyon anında saçlarını değil bloglarını değiştirirler"" demek mümkündür.. :)
"bu düz mantık eğlenceli birşey yahu :)"
şaka bir yana biraz değişiklik iyi olur diye düşündüm..
"izmir'in kavakları"..eskiden beri çok severdim..ensturmantal müziklerin blog okurken daha iyi olduguna karar verdim.. yoksa şarkının sözleri ve okuduklarım karışıyor sanki..
yeni yüzümle ve tabii saçlarımla":)" karşınızdayımm..
umarım yadırgamazsınız saçlarımı :)
bir de halet-i ruhiye ekledim..biraz olsun renklensin istedim sayfa..
şimdilik böyle..

köyümün yeni görüntüsü hakkında yorumlarınızı bekliyorumm..

hep olacak değil yaaa!!!

evettt hep olacak değil yaa..olamazda zaten .. ne varki dünya üzerinde her zaman var olmuş..
barışcım anladım ben anladımm..(kakawimin tatlı boheması )

bazen bakış açımı kaçırıyorum sorun bu.. hep aynı yerden bakamıyorum hayata, yardım istiyorum birilerinden.. bu sefer ki talihlimiz boheması kakawimin..

bohema sen süpersin ya..kakawim de süperdir ztn..tam olmuşsunuz siz..

dd amcam der ki tomorrow is another day.. hıh işte aynen de öyle :)

dün gece rüyamda kahkül kestiriyodum pembe saçlarıma(!)..
depresyona girince bayanlar saçlarıyla uğraşırlarmış ya.. hani rüyalarda bilinç altının göstergesiymiş ya..o zmn ben bilinç altımda depresyondayım..düz mantığın bu kadarı da olur mu diyen varsaa.. buyursun burdan yaksın..
haa bide "burdan yak" diyince aklıma geldi.. sagopa konseri varmış..

sonra sunumlarımın hepsi bitti :alkisalkiszipzip:

kenan doğulu eurovision a katılacakmış bu konu hakkında da fikir beyan etmek lazım tabi..ingilizce şarkıyla katılmasına ben de karşıyım.. can dündarın bugün milliyetteki yazısında yazdıklarına aynen katılıyorum..

sonra herkeste bir santa clause ruhudur gidiyor bana ters böyle şeylerr..çammış mammışş..
sıradan bir akşam gibi yapacaklarımı yaparım..dansa mı gidilecek giderim..hem yok ööle kırısmıs hediyesi flm da..

bir hafta sonra evime gidiyorum..gelsin kakawi,kuzi,dafnia.. vss.
bayram var seyran var el öpmece harçlık almaca.. büyümüyor ruhum(dedemin gözünde de büyümüyorum iyiki :)

bagıra bagıra şarkı sölüorumm...heyyyaaaaaaaaaaa...

şu an itibariyle kendime gelmiş bulunuyorum..katkılarından dolayı tekrardan bohemasına kakawiminn teşekkür ediyorum..

birde south park karakterleri çiziyorum eğleniyorumm..size bir kaç örnek gösteriyim..tam süper olsun .. diğerlerini koyamadım bir taneciğiyle idare edin .. :)


fasulyeden..


yeni türkü yağmurun elleri eşliğinde bir kaç birşey karalamaya karar verdim..
"
yaprak yaprak açtırırsın
ilk yaz nasıl açtırırsa..
"
güzel şarkı bir dinginlik veriyo insana biraz huzur..
sanırım hepsinin kaynagı şarkıdaki yan flüt ve deryanın sesi..
"
Başedilmez o gergin kırılganlığınla senin
Her solukta sonsuzluk ve ölüm
"
hala gecmeyen bir faranjitim var..

galiba şarkıdan kaynaklanan bir huzurum, hafif özlem dolu bir zihnim, hep seven bir kalbim var..

uzaklarda sevdiğim şarkılar çalınıyor ve biliyorum anıyor beni sevdiğim insanlar..

huzur buldugum yer: odamdayım yine..burası benim gizli mabedim..

saklanırsam kendi derinlerime bu odada kimse bulamıyor beni..

fasulyeden sevgileri uzaklaştırdım etrafımdan..

hayatı uzaktan yorumluyorum.. içinde olunca görünmeyen gercekleri görüveriyorum ya ..

işte orasını seviyorum en çok..

"azad edin beni dostlar.. belki bir gün dönerim aranıza .. ben şimdilik yittiimm.."

bugun sondan bir önceki sunumuda hallettim.." tam süper olacak" :)

faranjit olmuş yazarı..yazıkk değill mi... :)


ayy ayy ayy ayy
bende istemem mi bloguma güzel yazılar yazmak bende istemem mi hıı söleyin bana.. gel velakin ne hocalar buna fırsat tanıyolar ne de sağlıgım el verio..
fenayım.burnumun kenarları kızardı silmekten..hocalardan bir tanesinin
nezaketi sayesinde saat 11 civarı doktora gittim..
faranjit olmuşum..
sigara içilen ortamlardan uzak durcakmışım..sonra gargara hap flm verdi..
bir an önce atlatırım işallah...
temsili bi resim koyalımm..(resimlerle daha hoş oluo yazılar..)



yarına yine ödevim var..

hımm bu arada bugun 2 tane sunumun üstesinden gelmiş bulunuyorum..
cici kız oldum çizmeler.etek flm..[ben :) tööbeee ]


şimdi elimde ıhlamur pc karşısında takılıorum böylece..dinlenmem lazım..

!! : korkycimm..ne tatlısın yaa..iyikide tanıyorum seni..iyikide hatırlamışımda hep doğum günlerini,hala bu kadar sıkı bir arkadaşlıgımız var.."google dan arattım ad soyad,fotonu bulsaydım koyacaktım da yoktu :) "

böle bir mutluluk var içimde o kadar hastalığa rağmen..

!! :özlemlerim bitmio hala..karantinim (kakawimm),dafniam , kuzilerim ,kardeşim ...
hayatıma minicik elleriyle dokunan tümm herkesslerrr...
özlemleri bitmi insanın yaaa..
işte bu kısımları yazarken birden hüzünleniorum...

mfö.. "bnm hala umudum var" dinlesemm..(güzel günler bizi beklerr...)

extra LARGE.. :)

amanında amanın .. bir arkadaşın blogunu okuduktan sonra bana bir enerji yüklendi ki anlatamam..dedim hemen bende bişiler yazmalıyım paylaşmalıyım...
"
bugün rektör amcamla hamsi parti yaptık üni'nin bahçesinde ..
çok eğlendik valla..
horonlar halaylar...
eee hamsi cennetindeyiz yapmak lazım bunun benzeri etkinlikleri arada..



gelelim başka ne oldu.. bugun b blokta dersimiz vardı..

b blogun giriş katta yere oturdum açtım mendili başladım şarkı sölemeye..

"sokaklarda avuç açan, ıslak kaldırımda yatan,gazeteleri yorgan yapan gariplerin haline bak" (hehehe)

sonra yanıma 2 arkadaş daha geldi birinde bağlama.. olay iyice duygusallaşınca başta bizim sınıf olmak üzere 3-5 kuruş attılar önümüze..

Allah razı olsun..(hehehe)

bir şip şakta o andan..


sonra müzik derslerimiz pek eğlenceli ilköğretim 2. sınıf öğrencisi taklidi yapıoruz..o da ayrı bi manyaklık tabi...

zeka yaşım küçülücek vallahi..

resimlere aynen dewamm...

bu resimde postacıyım mesela.. :) "resimdeki bulanıklık için özür dilerm.. ben çekmedim ki :( "

zevk almaya çalışıyorum hayattan..

yaşamayı seviyorum ben aslındaa, o da beni sevio..extra LARGE ım bu aralarr.. extra LARGE.. hehe...

bu yazıyı yazarken bir yandan da msn de sohbet ettiğim canım dafniamm(teşekkürler su perisi)



küçücük mutluluklar

birikir bir gün kocaman olurlar

hadi al sende kendi payını

bu kentte bugün mutluluk var...

!!:canlarım kuzenlerim "deryoş'uma&beyzoş'uma"

kakawimm ve dafnia'm sizleri unutmak ne mümkün..

uzaklarda "karabeach'i yaşıyan" insan kitlesine :)

kalakalmamak..

neleri özlüyorum acaba..
matematik dersindeyim şimdi.eski matematik derslerimi özlüyorum galiba,Tuncay hocayı, Çağatay hocayı..
"
kantindeydim az önce ondan üzerimdeki sigara kokusu..(bilirsiniz içme sigara)
"
garip bir yorgunluğa ek ,küçük küçük sevinçlerim var.
"Neresindeyim?"
çok sorarım ya kendime bu suali..
"
Neresindeyim hayallerimin??
sokaklarını ezberlediğim bir kentin,küçük bir kasabasına konuşlanmış hayallerim,meraklı gözlerle geleceği bekliyor.
"
Neresindeyim hayallerimin??
yere basan ayaklarım var elbette ve çok ta yükseklerde olmayan bir ruhum..
kaçılacak şehirlerde yine kendimle yüz yüze geleceğimi de öğrendim..
"
Neresindeyim hayallerimin??
içimdeki küçük kızı özgür bıraktım artık,onu da sürüklemiyorum mantığımın peşi sıra..
içimdeki benler barışmış, anlaşmışlar son kez BEN olmak için ..
"
hayaller mi yön verir hayata,yoksa hayat mı hayallere rehber olur..
ayırmak mümkün mü hayatla hayalleri??
DNA gibi öyle sarmallaşmışlar ki..
yaşarken şu hayatı takılıyor gerçekleşmesi zor hayaller boğazıma
ve
yeni hayallerle güç buluyorum da tekrar kuyruğundan yakalıyorum hayatı..
"
hayalleriniz olsun,özlemleriniz..
"
ve tutun ilk aşkınızın adını mıh gibi aklınızda..
en uzağınızdaki dostunuza yaslayın omzunuzu..mektuplarla sayfalarca gülüşler gönderin ona ..
mutluluk dileyin onun için..
ve eğer aklınıza geliyorsam bir kez de benim için...

yaşlandık mı yahu??

işte son 20 yılın en iyi 20 şarkısı
1. "Smells Like Teen Spirit" - Nirvana (1991)
2. "Hey Ya!" - Outkast (2003)
3. "Sweet Child O?Mine" - Guns N?Roses
4. "Unfinished Symphony" - Massive Attack (1991)
5. "One" - U2 (1991)
6. "Live Forever" - Oasis (1994)
7. "Bitter Sweet Symphony" - The Verve (1997)
8. "Common People" - Pulp (1995)
9. "There She Goes" - The LA?s (1990)
10. "7 Nation Army" - The White Stripes (2003)
11. "Song 2" - Blur (1997)
12. "Crazy" - Gnarls Barkley (2006)
13. "Angels" Robbie Williams, (1997)
14. "Baby One More Time" - Britney Spears (1999)
15. "Personal Jesus" - Depeche Mode (1990)
16. "Like A Prayer" - Madonna (1989)
17. "Firestarter" - The Prodigy (1997)
18. "Brimful of Asha" - Cornershop (1997)
19. "Stan" - Eminem (2000)
20. "I Bet You Look Good On The Dancefloor" - Arctic Monkeys (2006)

şarkılara şöyle bir bakıyorumda galiba yaşlanıyoruz..özellikle smell's like teen spirit i görünce bide sweet child o'mine ı görünce bi garip titredi içim..
"o öyle bir gülüşe sahipti ki bana çocukluk anılarımı anımsatırdı.."
QuarantinE'im,DaFNia'm bakın işte
ŞARKILAR BİZİ SÖYLER.

bilmem ki


hiç uçurtmam olmadı benim..
bu yüzdendir ki
bilmem uçup giden bir uçurtmanın ardından üzülmeyi...

çiğ köfte partisinden geriye kalanlar..

önce ekibe haber verilir,herkesin eksiksiz orda olması sağlanır,gerekli malzemeler belirlenir,grupta urfalı yada antepli varsa malzemeleri almaya eşlik eder, bulgur, kıyma, baharatlar, soğan, maydanoz, salçalar hazırlanır.. yoğurt, marul,limon dışardan gelecek arkadaşlara sipariş edilir.. daha büyük bir tepsi için komşuların kapıları tıkırdatılır.. tırnaklar kesilir eller yıkanır bol suyla ..köfte itinayla yoğrulmaya başlanır.. varsa elinizde bir sıra gecesi cd si pc ye takılır son ses eşlik edilerek söylenir,söyletilir :)
imece usulü yapılır herşey.. ameliyata giren doktorun terini siler gibi silersin köfteyi yoğuranların terini.. yavaş yavaş hazırdır her şey ekipte tamsa yenilmeye başlanır afiyetle..
bir yandan yaksada ağzını o baharatlar, tatlı sohbetlere daima yer vardır bu sofrada.. güzeldir dostlarla olmak,hocaları çekiştirirsin biraz, biraz hayatla dalga geçersin ,biraz hayat senle..yorulmuş bedenler yıgılır koltuklara en son çay demlenir dinlensin diye mideler..sohbet daha koyu şekilde dewam eder yorgunluğa inat..
susulur sonra bir ara,saat geç olmuştur artık.. dostlar yavaştan müsade isterler..sırasıyla uğurlarsın hepsini..
kimse kalmadığında gecer salona bir oh çekersin..
ne sohbetleri bıraksan da ardında somut olarak bakıldığında mutfak dolusu bulaşıklardır bir çiğ köfte partisinden geriye kalanlar..
bir de hala pc de çalmaya dewam eden sıra gecesi cd si :)

el kadar bir kızım,el kadar...

küçücük esmer ve zayıf bir kız,büyükannesinin(babanın babaannesi) ellerinden tutar,tulumbanın yanına kadar beraber inerler,ayva ağaçlarından düşmüş bir ayvayı alır büyükanne eline,tulumbanın koluna 2 kez basar,yıkar ayvayı akan suyla..sonra tulumbanın kenarına vurarak parcalar ayvayı,birazını küçük kıza verir,kalanını fazla kesmeyen dişleriyle ısırır,küçük kız çok mutludur çok sever büyükannesini...

küçücük esmer ve zayıf bir kız,okulun merdivenlerini çıkar heyecanla yanında babası,müdür odasında müdür fındık verirken ona ilk okul numarasını da ögrenir küçük kız,123....

küçücük esmer ve zayıf bir kız ,bir 23 nisan sabahı bayrama katılmak üzere kıyafetleriyle iner evlerinin önüne,yoldan geçen yaşlı bir amca durdurur kızı,niye boyadın dudaklarını der,küçük kız şaşırır,boyamadım ki amca der,amca inanmaz,en sonunda kız dudaklarına sürer ellerini ve gösterir amcaya,amca şaşkınlıkla bakar bu sefer ve kıza ne güzel dudaklarının rengi der..

küçücük esmer ve zayıf bir kızın yanına bir kız yaklaşır kalorifer peteklerinin önünde,neden beraber takılmıyoruz diye sorar,küçük kız kaldırır kafasını sima hiç te yabancı değildir,ilkokul arkadaşı kadriye dir elini uzatan,ve hiç bırakılmaz o el ortaokulda..

küçücük esmer ve zayıf bir kız,ilk defa basketbol topunu eline alınca anlar hırsın gayretin varlığını,antrenmanlarda neşe dolu çığlıklar atarlar takım arkadaşlarıyla.. ve çıkacağı ilk maçtan önce babası alır küçük kızı yanına,bak kızım bir oyun bu der kazanmakta var kaybetmekte..

küçücük esmer ve zayıf bir kız,mutludur yeni arkadaşlarının içinde...ömür boyu ağlayabilecegi omuzlar vardır etrafında,sarılabileceği...hem sadece hüzünlerinde aglamaz bu küçük kız,mutluluklarda bile akıverir yaşları gözlerinden...

küçücük esmer bir kız,büyüyordur aslında artık,yolunu bilmediği bir memlekette koca valiziyle yapayalnızdır..

küçücük esmer bir kız,pazar kahvaltılarına gider oda arkadaşlarıyla,ve hala güneşli günlerde destiny's child'ın lose my breath şarkısının dolanması diline bundandır...

küçücük esmer bir kız,kendinden daha küçük o melekleri görünce şaşırır,nasıl bu kadar sevgi dolu olabilirler diye...

küçücük esmer bir kız,hayatında ilk kez girmiştir o kapıdan içeri,başının üzerindeki o kocaman ışıklar korkutsa da onu,sevecen bir doktor sesiyle bırakır kendini güvenin en diplerine dogru..

küçücük esmer bir kız, bir gün anlar aslında hiç büyümemiştir..biraz korkar önceleri,ama sonra hoşuna gider bu direniş hayata karşı...

küçücük esmer bir kız, prenses olmaktır tek dileği.....

kardeşlerim,canlarımm



kader garip bir şey!! insan insana kavuşur derler ya aynen öyle işte bizim hikayemiz..
beraber 3.senemizi yaşıyoruz..her şey o kadar güzel ki,öz kardeşimi sever gibi sarılıyorum ona,o da sanki bir kan bağı varmış gibi aramızda sarıyor binicik elleriyle boynumu ...
sanki aynı anneden doğmuş gibi benziyoruz birbirimize.. işte bu benim kardeşim furkan..

sizinde kardeşleriniz olabilir benim kardeşim gibi..
ablasını abisini bekleyen o kadar çok çocuk var ki sırada, belki sizin kalbinizde benim kalbim gibi daha önce yaşamamıştır bu hisleri..

abla derken dünya sarsılır yerinden..kalbinde küçük bi sevgi topu büyür,büyür...

canlarım 2nizi de öyle seviyorum ki.. "murat & furkan"

O kavuniçi balık benmişim..

dingin dingin evimde teoman dinliyorum.. ohh be demeden son aklımda kalanları yazıyım :)
fen ve teknoloji => güneş tutulması,ay tutulması birer olgudur..bilimsel bilgi: kümülatif , genelleyici , seçici ,sosyal , dinamik , objektif , olgusaldır ve mantıksal tutarlılıga sahiptir.
ilk okuma yazma =>çocuğun çevresinde gördüğü sembollerden anlamlar çıkarmasına çevresel okuma denir mesela ekranda yıldız gördüğünde star tv yi izlediğini söylemesi gibi..
hayat bilgisi =>ilköğretim birinci kademedeki temalrın isimleri: okul heyecanım,benim eşşiz yuvam,dün bugün yarın dır.
matematik => davranışlar kazanıma dönüştürülmüş,kazanım sayısı azaltılmıştır,kavramsal yaklaşım ön plandadır.
cumhuriyet tarihi => demokratik parti 1946 da kuruluştur.1950 secimlerinde iktidara gelmiştir,hükümeti kurma görevi adnan menderes e verilmiştir.
müzik => şarkı öğretimi 2 yolla yapılır.1)kulaktan öğretim birinci ve 2.sınıfta uygulanır. 2)nota yoluyla ögretim.
öğretim teknolojileri ve materyal geliştirme => tepegöz kullanılırken gösterilecek yerler perdeden değil,saydam üzerinden işaret çubuguyla gösterilmelidir.

ve işte en muhteşem an geliyorr.. ben "OH bEa" diyorum beynim dengeleniyor ne öğrendiğim ortaya çıkıyor..yaşasın JEAN PİAGET..
işte karşınızda balık hafıza esra :)

o kavuniçi balık benmişim....

motivasyonda son nokta..


aman aman şükürler olsun..bitti mi bitecek mi derken hala bitmedi :D ..bi enerjiklik var bugün bende ama hadi hayırlısı..yarın son sınav..ögretim teknolojileri ve materyal geliştirme (2 tane gibi görünsede aslında tek ders)
sanırım blogumun en mutlu yazısını yazıorum..fen ve teknolojiden 46 alsamda hayat dewam ediyor öyle değil mi..(ama benim gibi bir ineğe yakışıyor mu hiç :/ )

bakalım başka neler var elimizde ..son derece karadeniz iklimi hakim yine buralarda..deli deli rüzgarlara katılmış su damlacıkları tüm hızıyla iniyor trabzon sokaklarına...toprak kokusu,deniz kokusu alıp götürüyor beni ruhumun olduğu yere ve yaşar kurt çağrışıyo birden..."ne zaman geldin ruhum görmedim seni,uçaktan atlarken unuttum galiba özledimm..."
üst kat komşularımın gürültüleri sakinliğimi bozsada pes etmek yok mutluyuz yahu..nedeni de yok..şükür etmek lazım..eksiği yok fazlası var hayatın..
olmak istediğim yerdeyim..olmak istediğim insanlarla değil belki ama..insan dediğin yeniliklere açık olmalı..
biri beni durdursun.. :)
not: ilknur teyzecim acil şifalar!!
not: kuzilerim hepinizi de çok özledim...

25

yan yana gelmiş 2 rakam ne ifade eder insana,iki basamaklı bir sayı dışında..
uğurlu sayılardan bahsetmek anlamsız sanki..
çünkü böyledir sayılar;üzerine hangi anlamı yüklersen onu ifade eder sana ,tıpkı insanlar gibi..

aslında aylara bölmekte anlamsız güzellikleri,ama senin deyiminle "ömür geçio bea"..
3 basamaklı sayılarda da güzel anlamlar bulalım beraber :)

E) hiç biri


pazartesi günü vizelerim başlıyor.. kağıtla, kalemle, kitaplarla, hocalarla pek bir haşır neşirim.. tu tu tu maşallah.. kendime ve bu hayata katılan bütün arkadaşlara başarılar..

"mühim olan öbür dünyadaki sınav"

GülümSeyebilmek..


gülümseyebilmeye çalışıyorum..annem ve tabii ki halamın desteğiyle..
ameliyatım ayın 22 sine ertelendi..bugüne o kadar da hazırlamıştım kendimi..biraz stresten ağladım yine..sanırım baştan beri her yazımda ağlıyorum yoksa bana pek uğurlu gelmedi mi bu blog..
ağlamak duygularımın en güzel dışa vurumu aslında..mutluluktan,hüzünden,stresten ve daha bir çok psikolojik durumdan ötürü gözyaşlarıma sarılıyorum..kaçmıyorum hayattan,savunuyorum hala ama hep ağlıyorum..
her insan gibi bende hayatımın bazı aşamalarında karamsarlaşıyorum nadirde olsa..aslında o kadar karmaşık ki bu aralar her şey..
mfö'nün şarkı sözlerinde olduğu gibi "saklansam bir yerlerde gizlice ağlasam"...bak yine ağlamak diyorum..
bu yazıyı yazmaktaki amacım biraz olsun kopmak bu ruh halinden..şimdi bir de gülen yüzler eklersem yazıma herşey yoluna gircek sanırım.. :)


not: ATAM açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyceğime and içerim..varlığım TÜRK varlığına armağan olsun...
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!
ATAMI rahmet ve minnetle anıyorum..

karma karışık..


bütün gün bir türlü yolunda gitmeyen işler....
mesleğini sevmeden yapan insanlar ve etrafındakilere çektirdikleri..
minik meleklerimin 4.sınıftaki,bana fazla büyümüş gelen halleri,parlayan gözleri,gülümsemeleri ve gülümsetmeleri benide ..
çaresizlikte olduğumu sanıp döktüğüm gözyaşları...
sıcak bi çay,biraz peynir,pekmez...
bir hastane..
ölmüş anneciğinin ardından lazca ağıt yakan teyze.. dilinden anlamasan bile yanması yüreğinin..acının dili yok,dini,ırkı,rengi yok...
ağıt yakan teyzeye şaşkın gözlerle bakan 6-7 yaşındaki çingene kız...
otobüse geç kalan başka bir teyzenin telaşı...
bir dostun mutlu sesi...(pınarım çok saol)
aradığın bir yeri bulamama..kızma ...bu kez kızgınlıktan kaynaklanan bağırışlar,yüksek sesler...
ayın denizin üzerine düşen ışıltısı...
yorgunluk,sakinlik istemek aralıksız olarak...
sevmek,kızmak,yorulmak,ağlamak,gülmek..
ama hep yaşamak...
ne pahasına olursa olsun yaşamak...

pazar,kablo,kahvaltı ..


Trabzon'da soğuk ve yine yağmurlu bir Pazar sabahı.. diğerlerinden biraz daha farklı sanki.. yalnızlık kavramı anlamını yitirip, yeni bir anlam kazanmış kalabalıkta..

Karşımızdaki insanlardan çok,kablolarla bağlıyız şu hayata.. yoğun bakımda yatan bir hastadan tek farkımız(bu aynı zamanda en önemli fark)sağlığımızın yerinde olması.. ne kadar çok kablo var hayatımızın her yerinde..bu detayı dün odamı temizlerken fark ettim biraz geçte olsa. telefonumun şarj aletinin kablosu(hayati bir değere sahip),pc?nin adaptörü,adsl kablosu,modemin adaptörü,mp3 player ın usb kablosu,fotograf mak. Usb kablosu,telefonun kulaklığı(hala bluetoothlu kulaklık alamadın mı diyenlere inatla :)) böyle devam edip gidiyor.. ve biz o kadar alışmışız ki bunların bir çoğuna yoklukları sanki kabus bizim için..

İşte yine bir Pazar sabahı,daha güzel anlamlar ifade etsin diye dostlarla yapılan bir kahvaltı eklemek lazım güne..
Kaybolan anılar için gülümsemek lazım ve sevdiklerimizin sesini duymak lazım,kilometrelerce uzanan telefon kablolarını hatırlayarak..
Herkese mutlu Pazarlar,kahvaltılar..

bin ışık yılı uzakta istanbuldan..

tıpkı başlıkta olduğu gibi,kesmeşeker konya'dan hindistan'dan dinliyorum..
nasıl bir dinginlikse bu hala çözemediğim..
bana eskiyi hatırlatan,Quarantine'i ,dafniamı hatırlatan herşeyi seviyorum.."cuma gece yağmur yağdı,üç kişiydik boynumuz bükük"..şarkıdaki gibiydik hep..değişik şeyler ifade ediyorduk birbirimize varlığımız dışında ...şimdi okuduğum bir kitabın,dinlediğim bir şarkının satır aralarında anımsıyorum eski yaşanmışlıkları..
deli gibi zikrediyorum varlıklarınızı,koca bi nefesle ve bir gülümsemeye takiben düşen bir gözyaşıyla..
şarkıya kaptırıyorum kendimi.biraz mırıldanıyorum sonra aklıma gelenleri yazıyorum satırlarca..şimdi ikinizde benden ötelerde,birbirlerinden uzak şehirlerde sürdürüyorsunuz varlıgınızı,beraberiz aslında ..uzak kalsa da bedenler..bizim ruhlarımız hep bi yerde sanki..hayallerimizde...
ah canlar kaç gündür bi ağlamaklıyım ki sormayın ...deli deli fırtınalar var içimde..ağlıcak bir omuz arıyorum hala..
elimdeki yoklardan varoluyorum her seferinde..elime birikio küçük damlacıklar..iç çekiyorum canlarım..
varlığım varlığınıza hasret...
"akrep yelkovan üst üste durdu zaman 2yi 10 geçe
olanlardan gitarlardan
konuştuk durmadan kadınlardan
re majörden,dogru soruyu bulmaktan
evrenlerde, atomlardan,konya'dan hindistan'dan..."

!!: çağataycım doğum günün kutlu olsun..


içini dök düşünmeden..hiç üzülmeden..


dün gece hıçkıra hıçkıra ağladım döktüm içimi...kendime üzülmüorum sanırım benim için tasalananlara üzülüyorum..korkulcak bir şey yok aslında,en azından şu aşamada yok..umarım ilerisinde de olmaz..
ama şu an ölsem heralde en çok ögretmen olamadan,çocuklarıma kavuşamadan ölmek koyardı bana ...
ah annecim nasılda ağladın telefonda,nasılda seni çok seviyorum yavrum dedin..benide ağlattın..
böyle zamanlarda ağır basıyor insanın duygusal yönü..
yazsam yazacak daha neler var aslında .. en kısa zamanda devam edeceğim yazmaya..fazla duygusallaşınca moralime de hakim olamıyorum da..
neyse böyle şimdilik..


içini dök düşünmeden hiç üzülmeden
sonraaa sen,sen olursun.... :)

margo yeni köyünde..

Bir başlangıç konuşması yapmak gerek sanırım..ziyaretçisiz bir space den bu bloga geciş yaptım bende.spacede yazdıklarım benim için gayet değerli ve yine burda da devam edeceğim yazmaya..

Bugün ilkokuma yazma dersinde hoca;sistemin öğrenciye yazma alışkanlığı kazandırmasının gerekliliğinden bahsederken bir kez daha düşündüm ve bu hesabı açmaya karar verdim.Kaç kişi bayram izlenimlerini, eve giderken yolda yaşadıklarını,eve vardıgında annesinin parlayan gözlerini gördüğü andaki hislerini bir yerlere not etti dediğinde gururla elimi kaldırdım ve evet dedim ben yazmayı seviyorum..Hatta içimden geçirmedimde değil "kimse okumazsa ben okurum :) " İşte böyle başladı bu hikaye..devamına hep beraber tanık olacagız..Hoşgeldim,hoş buldum..