çağrışım

sabah Rize'nin en hoş pastanesi Dergah'ta yaptık kahvaltımızı ve tam hesabı öderken gördüm onu..
aldım..
ama durdukça bu ambalaj bana bi yerlerden tanıdık gelmeye başladı..
sonradan fark ettim..
bana blogumu hatırlatıyordu,yeni temam tamda bu renklerdeydi..blogumu özlemiştim..
yollarda güncelerim için konular geçmişti aklımdan,not alma gereği duymadım "yok canım unutmam" diyerek..
ama unuttum işte ..keşke not alsaymışım..
düğünümüz kınamız pek güzeldi..horonlar,kolbastılar...
anlatılacakları zihnimde sıraya koyup yakın zamanda seçim ile başlayan düğün yolculuğumu anlatacağım..
sağlıcakla kalın.

sokaklarda pahalı olsa ...

boşver kılıfımı boşver,benim içimmm güzel..
boşver süsü püsü boşver,sade sade bana gel...

sokaklarda pahalı olsa olurmusun bizimle sarhoş..

süpersiniz walla ..taş bebek..

HAREKET'e geçiyorum..

uyanmalı dağım taşım
dik durmalı eğik başım
......................................
.....

ilk oyumu kullanmak için hareket'e geçiyorum..
16 saatlik yolculuk (Ankara aktarmalı Trabzon) ve sonrasında çifte düğün inşallah.


vatan için bayrak için
yardan serden geçmek lazım
..................................................

bugün

hayata dair kaçışları geride bırakıyoruz her seferinde,
çünkü biliyoruz kucaklaşmalar bize göre..
hayat elbet yoruyor hatta bazen bıktırıyor insanı,
ve biliyoruz pes edenlerin kaybettiğini..
değişim insanlara göre,değişiyoruz..
hayat uzun ve çetrefilli yollar,omzumda elin..
varılacak daha ne güzellikler var...
bir kıyıdan uzaklaştık telaşıyla
yepyeni kıyılara yaklaşıyoruz
belki farkında olmadan..
ruhumuz hep seferi..

ama keremmmm....

pişştt durun siz evlenemezsiniz bile diyemedim..hem niçin ayrılmıştın ki ipekten,hani MERSİİ demiştin bana çok yakışıyorsunuz dediğimde..bu kız bu kadar uzun mu acaba gerçekten kesin topuklu ayakkabıları vardır,yoksa kim düğününde converse giymek ister benden başka...
şu fotoğrafa bakın!!! Yarabbim bu fotoğrafın sonunu tahmin edebiliyorum..pişşttt sayın çıkrıkçı..içinizzden kıskananlar çatlasın dediğinizi,hatta özellikle marggooooo sen çatla dediğinizi duyar gibi oluyorum..
hem benim davetiyem niye gelmedi yaaa..yoksa gerçekten nikahına beni çağırmadınsevgilim...
ama bak gör bende sana yollamıycam davetiyemi..çatla işte otur sende ağla benim gibi..
ipekle evlenmeliydin sen,yada benimle..(en kötü günümde bile en dişli rakibemi övebiliyorum..)bu tuğba nerden çıktı,hem neci bu kız,sporcu olarak bi geçmişi bile yoktur eminim..halbuki ben her maça çıkarken seninle başlayan dualar ederdim..yarın bi gün sayın çıkrıkçı nın evet'inden sonra hayatının kararacağını bilmeden..
bunu nasıl yaparsın bana..hem artık seni sevmicem ben,bilgin gökberk'i sevicem..köyün delisidir.fln ama evlenmezdi o olsaydı bu hatunla..
.....
o beni seçerdii..yada ipek'i...

bir fotoğrafff....

sevgili fergan,
sen bu mektubu okurken ben bağıra bağıra "bir fotoğraf çektirmek" isteyeceğim birileriylee..hayranıyım yürüyüşünün...
beni hiç şaşırtmıyorsun vallahi,aptal bi spikere inat.. mirkelam sevenlerine hayal kırıklığı yaşatmış mış mış.. yalancıkk spikerr seni...

bir fotoğraf çekilebilirmiyiz,ağzım kulaklarımdaaaa.ama ağzım kulaklarımda olan fotoğraflarımı bulamadım ki ben fergan..hem sen yoksun yanımda hiç birinde olmadı böyle inanki..
ayyyy ne güzel şeysinn senn ...
evet evettt sennn ..
fergan&margo:)
kollarımmdaaa sennnnn :)
bana güzel güzel güler misin??
işte böyle sevgili fergan.. nil geldi bak aklıma şimdii.. "iyi kii yapmışımmm" derdi yaaa.
ohh iyi ki yazmışım bende bunları..
ah gökyüzüm akşamüstüm...
kim ne derse desin bendensin ömür boyu.. yalancık spiker ne bilsin senin hedef kitleni..
kafayı bozdum yalancık spikerle...
bugun ekstra gülesim var,tam 2 porsiyon ,double yahuu...
ağzım kulaklarımda...
niye klipte beni oynatmadın sana sarılıp şarkı söylicektim güzel güzel gülüp...
selam ederim bu mektupta ismi gecen herkese yalancık spiker,fergan,nil ve ben.. ve son bir isteğim var fergan..Bir fotoğraf çekilebilirmiyiz,kollarımda sen.. şeyy yanii bir fotoğraf,afedersin şey ,çekiniyorum da..pardonn :) :)

EdiKoLi







veee işte karşınızda EDİZ....
amcamın istanbul'da yaşayan sevimli torunu :) benimde canlarımdan biri..
Karabük e her geldiğinde değişiyor yeni şeyler öğreniyor..
mesela yoldan gecen ve anons yapan arabaya bakıyor,yengem soruyor
-oğlum ne geçiyor?
-ovaaalokkçu (overlokçu :))
Allah'ım diyorum şuncacık şey ne bilir overlokçuyu filan...
sonra hani çokokremin tüpte çikolataları oluyorya,onlardan istiyor annesinden
-anneeee bana sıkmaca alsana :)
sonra çoraplarını değiştirirken ayaklarının altını öpmüştüm,sonra gel göbüşünü de öpiyim dedim.(o arada üzerinde tshirt ü ve kaprisi vardı)
-ama göbeğim kapalııııııııı.. dedi..olsun açarız dedim,sıkı sıkı kapattı açmıyım diye..bende tshirtün üstünden öptüm..o gülücük seslerini duymalıydınız..anlatamam yani gerçekten de yaşamak lazım..
ve gelelim en üstteki karpuzlu fotoğarafa,ablamla(yani annesi) konuşuyorduk.Ediz'i şu karpuzların tepesine oturtup resmini çekeceksin ne güzel olur diye..
paşa bunu duymuş gitti oturdu karpuzun üzerine ..ve fotoğrafı çekmem için yüzüme bakıyor masum masum..yemem mi ben onu...
peki yazının başlığı neden edikoli??
çünkü yukarda sağda resimde gördüğünüz ediz in yeğeni (benimde tabi),ismi yavuzcan..
bizim yavuzcan'ımız biraz fazla yaratıcıdır..ediz doğduktan sonra ediz ismini sevimli hale getrmek için böyle bir şey buldu,melankoli gibi bişi,edikoli...
yavuzcan bununla da kalmadı,kendisine bir düzine msn adresi aldı..
edikoli_01,edikoli_02...edikoli_06... gibi :)
2sini de çok seviyorum..
ve bu dünyada beni en mutlu eden şeylerden birinin bir çocuğun yüzündeki gülümseme olduğunu itiraf ediyorum..çocuklar benim için ekstra önemli..

YAZ beee..


pöffff..sıcaklar var..acaip sıcaklar var..


akşamları dışarı kaçışlar,


buzlu kolalar,dondurmalar..




daha bir serin olsun diye...

işte değişim tam da burda başlıyor..
en sevdiğim dizi bile tatile girmiş..eylüle kadar kapalıyız yazmışlar kapılarına..
halbuki eskiden dizilerin yazlık bölümleri olurdu mesela yazlıkçılar olurdu yazın.. tası tarağı toplamış tatile gitmiş dizinin bütün karakterleri,ama çekimler devam eder dizi halkla buluşurdu..İşte bende yazlık sinemayı aççtım bugün sizler için..
Gazoz ve çekirdek serbest :)
alkolsüz ama bol buzlu içeceklerinizde ikramımızdır :)
YazLIk mArGo Sinemalarda..

gündemdekiler



ÖSS


aslında konunun başlığını öss yapmıştım fakat fark ettim ki saçma,sistemi eleştirip duracağım..ama yerine alternatif çözümler üretmedikten sonra sadece muhalefet olmak için bunu söylemek mantıksız geldi..ama içimden geçenlere engel olamıyorum..adil olmayan bir yolla başarının ölçülmesi,bu ölçüm sırasında kısıtlı zaman olması ve aslında en önemli kısmı sürekli göz ardı edilen nokta sınava giren kişinin unutulan yok sayılan psikolojisi..
Sadece lise yıllarındaki not ortalamalarının hesaplanarak üniversitelere öğrenci alınmasına da karşıyım aslında MEB nın ne tarz oyunlar çevirebileceğini düşünmek bile istemiyorum..Türkiye'de güvenebileceğimiz kurumların sayısı oldukça az malumunuz...
konuyu burda kapatalım,daha fazla üzülmek istemiyorum çünkü.(bu sistemin acılarını fazlasıyla çekmiş biri olarak...)

CEM YILMAZ
Şovmen olmak bugüne kadar hep çok eğlenceli bir meslek gibi gelirdi bana ,ta ki annem bu sabah kahvaltıda haberlerde izlediği bu gerçeği anlatana kadar..


İzmir'de bir gösterisinde tansiyonun da çıkan problem yüzünden seyircilere içlerinde tansiyon ölçebilecek biri olup olmadığını sormuş,seyirciler kahkaha atmaya başlamışlar..fakat Cem Yılmaz ben ölüyorum siz hala gülmek istiyorsunuz demiş,seyirci gülmeye devam etmiş,en sonunda dizleri üzerinde seyirciyi selamlayarak sahneyi terketmek zorunda kalmış.en yakın hastaneye kaldırılmış ve o gün ki tansiyon hapını içmemesinden kaynaklanan bir problem olduğu fark edilmiş.
ne kadar enteresan..mesleği insanları güldürmek olan bir insanın,insanların gülmesinden rahatsız duyması...

SÖZ ve MÜZİK
İlk izlediğimde göz yaşlarına boğulduğum filmi Buket'e ben tavsiye etmştim..Ama nerden bilebilirdim ki kaderde filmi Buketle yeni baştan izlemek olacağını..yeni baştan aynı sahneleri,içimde uyandırdığı duygular hiç değişmeyen o sahneleri,bu kez Buket'le ağlayarak izledik..Gerçekten uzun zamandır izlediğim güzel filmlerden biriydi..Hatta unutulmazlarım arasına girmeyi başardı bile..way back into love....




FİLMLER
Bu yazı film izleyerek geçirmeyi planlamıyordum aslında,dün sinemadan çıktıktan sonra film kiralamaya karar verdim.ilk sırada tercih ettiklerim köstebek,prestij ve müzede bir gece.. şimdilik sadece prestij i izledim.. gerçekten enteresan bir filmdi.Bizler gerçektende sırrı görmeyi değil,kandırılmayı seviyoruz..izlemeyenlere tavsiye edebilirim..

EVİM
Trabzon'dan döndükten sonra bir müddet evimi benimseyemiyorum,sanki bana ait değilmiş gibi..gece uykularım bölünüyor.bir tedirginlik hissediyorum..zamanla alışıyorum ama..ve eminim ki evi temizlediğim ilk gün anlayacağım ki bu ev benim aslında :)



GERİYE SARMAK

Hayatını geriye sarmadan yaşamayı başarabilen var mı acaba?

Bundan sonra deneyeceğim ve başaracağıma inanıyorum,çünkü geçmişte güzel yaşanmışlıklar kadar hatırlamak iztemediğim hüzünlerim de var..ama Şebnem Ferah'ın da dediği gibi,TEŞEKKÜRLER BÜYÜYORUM SİZİNLE....

ve ağladık..


ruhumdaki tıkırtılar

aslında evdeki düğün davetiyelerinin resmini çekmiştim konu düğünler olacaktı..ama olmadı ... son anda değişiverdi fikrim..

kakawimle konuşuyorum msnden yarını iple çekiyorum yarın buluşacağız çünkü..ihtiyacım var ağlamaya..neden böyle oluyor ki..Yes I'M fallin'...hıçkıra hıçkıra ağlasam da bir türlü içimden atamadığım o duygularım..Lost control dinliyorum.. bundan kaç yıl önceydi hatırlamıyorum bile..sanırım lise sondaydım..bir doğım günümde buketle beraber onlarda masa başında bu şarkıya kaptırıp kendimi nasılda ağlamıştım.. içimde yine bu hisler vardı..belki tam olarak aynı değiller şimdikilerle...

kakawiii ağlayalım çığlık çığlığa dayanamıyorum...
17 saat yolculuktan sonra sonunda
EVİMDEYİM..
var mı EviM gibisi

yolllllaarrrr biiiterrrr miiiii?

böyle bi şarkı vardı,tarzı pek bana göre değildi...yollar konu olunca yazıma aklıma geliverdi birden...
saat 18:00 da yeşil artvin firmasıyla (başka bilet bulamadım :( umarım iyi bi yolculuk olur.. hemde 403 müş yaaa.. :( ) rizeye doğru hareket ediyorum..
bana hayırlı yolculuklar 11 saat kısmetse..
bitmiyor yollar bitmiyor gerçektende..
ama düğüne gidiyorum rizeye.. tulumlar oynamaya...
hadi gel ardeşen e geri dönelim imdatın düğününde halay çekelim.. davetiyeye ulaştığımda davetiyenin fotosunu da ayarlayıp yerleştireceğim blogumaa..


(bu aralar kanal 1 de bizim evin halleri adlı diziye sarmış durumdayım..misket&rüzgar...)
ilerde parantez içinde bahsi gecen konuyla ilgilide bir yazı yazmayı düşünüyorum..

benim için dua edin iyi yolculuklar dileyin...
inşallah karabeachte :) görüşürüz yeniden...