zzzzZZZ!!!

şu aralar,
hayatımın yarısını uyuyarak geçiriyorum..

bir dilek tut!


Yazmak istiyorum, içimden geçenleri, geçemeyenleri ,kalanları..
Her seferinde mutlu başlangıçlara adım atar ya insanoğlu, ben mutlu başlangıcımı diliyorum şimdi hayattan..
En mutlusunun ne olduğunu bilmeden..
Bir gün,birden,bi yerlerden çıkıp gelsin istiyorum, mutluluk..
Mutsuz değilim ama daha fazlasını istiyorum hep, uzak olmasın istiyorum benden.
Uzak olmak can yakıcı..
Gitmek ne kadar zorsa, gidememekte aynı oranda sıkıntılı.
Kucaklaşmalar istiyorum,
Önce onlarla, çocuklarımla..
İki hece dilimde avuntu: sabır…
Peşi sıra milyonlarca anlam getiriyor benimle: şükür.
Hayaller yakın olsun, gerçek olsun istiyorum..
Bencil olmayayım asla,sizinde gerçek olsun hayalleriniz..
Kalmasın kimseniz sizden uzakta..
Uzak olmak…
can yakıcı..

bir özellik


bir şarkıya takıldığım zaman onu bıkana kadar dinlemek istiyorum.
tekrar tekrar..
bozuk plak gibi..





foto:buradan

mevsim.k.ı.ş.

bir fincan ıhlamur,sıcacık..
içimi ısıtıyor..
kokusu,
huzur veriyor...

foto:misspaperclip

atatürk ölmüş, biliyormusun??

yahşi :)

Aşağıdaki siyah beyaz resmi çeken değerli genç adam :)
Allah seni sevdiğine bağışlasın :)

gri

siyah beyaz resimlerdeki hüznü seviyorum...
ama,
en çok tren istasyonlarına yakışıyor siyah beyaz olmak..
foto: parawan

hey!!

sennnnn hiçççç gördün müüüüü üçççç kulaklııııı biirrr adammmmm???
olur mu hiç üç kulak dön de aynaya bak....

3 yüz..

*aynı bölümün hafta içi en az 2-3 kez yayınlanması yetmiyormuş gibi, bir de yeni bölümden önce "özet" adı altında geçen bölümün tamamının gösterilmesine,
*gittiğim mağazada beğendiğim pantolonun,eteğin vs.asla bana uyan bedeninin kalmamasına,
*gittiğim lokantalarda,pastanelerde yemek istediğim yemeğin,tatlının kalmamış olmasına,
*günlerdir beklediğim bir programın yayın saatine yarım saat kala eve misafir gelmesine,
*görüntülü konuşma yaparken kameranın sürekli donmasına,sesin sürekli kesik kesik gelmesine ya da yankı yapmasına,
*dışarıdan eve geldiğim sırada annemin beni ekmek vs almak için yeniden markete yollamasına,

sinir oluyorum..

eğleniyor kendi başına,"neşesi yeter"

az önce bi abimin bloguna yorum yazarken takıldı dilime ve uzun bir aradan sonra duman-ah dinliyorum..

sanılmasın yine basmış onu bulantılar..
yanılmasın öyle dalga geçen yabancılar..




geçmişten gelen hoş tınılar bunlar.
geçmişi andıran..
vakit buldukça geri dönülen,

***
bu aralar cümle kuramıyorum, kesik kesik yazılarım, noktalar, virgülcükler hakim..anlatacaka çok şey var,anlatmaya halim yok, mecalim yok..
şarkıdaki gibi,kendi başıma,eğleniyorum..
neşem yeter..

geç oldu güç oldu..

yoktum,
gittim...
genci yaşlısı yok bu işin,
desem de içimi yakıyor hala,
gencecik 2can,
üzüldüm,
takdiri ilahi dedim..
canım yandı ikisine de,
halbuki tanımam bilmem..
buraya yazmaya çok niyetlendim,,
ama olmadı,
yazacak güzel şeyler vardı aslında..
ama canım çekmiyor onlardan bahsetmek..
uzaktan sessizce bakıyorum şimdi,
hem de çok uzaktan,onlara.
mekanları cennet olsun 2sininde..
geride kalanlara sabır diliyorum elbette,
ve bakın görün diyor Rabbim,,
unutmayın faniliği,
unutmayın..

geldim......

güzel şarkı

ör-ü-yorum


hergün birazcık örgü örmek;
sinirlere,
sıkıntıya,
kollara,


iyi gelir...

hayda breee

:)
mutlu olalım ya..
gereksiz ve nedensiz depresyonlara karşıyım..
(arada kendimi kaptırsamda)
yıkılmadım yani..

kendini özlemek

kaçıp gitsem..
bunalmış ruhuma çarecikler arıyorum
***
trabzonda yağmur yağardı,
ben kulaklık kulağımda gezerken "lost in amsterdam" dinlerdim.
***
üzerimde nedensiz bir baskı hissediyorum,
kendimi o baskıdan çekip alamıyorum.
***
trabzonda barış'ı arardım,ondan önce de gökhan'ı
sevdiğim 2 insandı onlar
yalnızlıklarımda payşalımcı
2 insan
***
kendime dönemiyorum bir türlü,
uzun uzun düşünüp ne düşündüğümü yazamıyorum.
***
orda odamda tütsü yakıp,vanilya kokusunu çekerdim içime
deftere üç beş birşey karalardım eski aşklardan.
***
bir dosta ihtiyaç var laflayacak
uzaklarda mı hepsi??
***
kaçamak mesajlar atardım
ordada uzaktım...
***
bir kitaba konsantre olamıyorum,
hangi kitabı okusam karar bile veremiyorum,
***
hiç birşey yapamasam eğitim bilimleri çalışırdım,
ruhumu ayıklamak için önce odamı ayıklardım
***
evden çıkasım bile gelmiyor,
Allah'tan 2 haftada 1 voleybol maçları var.
***
suat suna'nın şarkısı dilimde
"gel zaman git zaman kalbinde sızı
zalimin sevdası mahvetmiş kızı"
***
hüzünlenmek istiyorum
***
orda da isterdim..

bkm tribün..

izleyelim,izletelim..



umarım aramızda bu skeci izlemeyen kalmamıştır,izlemeyenlere de benden bir kıyak olsun bu :)
çok eğlenceli ya..
özellikle tribün sevgisi nedir?,takımın mı ben mi,sorularına cevap arayan bayanlar için.. buyrun işin özü burda..
davul getirinn uleyynn :)

bobilerden seçmeler



çokk beğendimm çokk

saçma

"Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.
T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir."


ne olup bittiğimizi anlayamadan kapandık,açıldık sonra..
25.10.2008 günü bloguma girdiğimde ekranda bu yazı görüp şok oldum, benim blogumu kapatmışlar,hadi yaa neden acaba vs derken..aslında sadece benim değil tüm blogger kullanıcılarının kapalı olduğunu fark ettim,biraz sevindim "demek tek suçlu(!) ben değilmişim" diye...

sonradan açıklamalar gelmeye başladı,digitürk amcanın yayınlarını izinsiz yayınlayan bloglar yüzünden topluca karartılmışız..

saçma ve sinir bozucu bu açıklamadan sonra da,
tıpkı kapatırken yaptıkları gibi hiç bir açıklama yapmadan açtılar blogları..
saçmalıklar kervanına her gün yenileri ekleniyor..
youtube,wordpress,dailymotion ve son olarak blogger..
sıradaki saçmalıkları sabırsızlıkla bekliyorum...


bu zor süreçte yazılarıyla yanımızda olan kutup bey'e saygılar..

olsa da yesek

çiğ köfte, olsa da yesek

bu jingle tam zamanında girdi hayatıma,mutluluğumu bu şarkıyı söyleyerek perçinliyorum..

herşey daha berrak hayatımda
netleşti tüm dünya bu güneşle,
fark ettim ki herşey daha kolay
bugün çok çokkk güzel bir gün..

her ne kadar liptonun çaylarını sevmesem de( ıhlamur gibi kokuyor,çay tadı alamıyorsun..çay dediysen çaykur'dan şaşmayacaksın.) bu reklamdaki jingle ı mirkelam seslendirdiği için çokkk seviyorum..

mirkelam kaset çıkarsın..birde nil..

286.

bugün istediğim tam olarak bu..

"havanın güneşli haline kanıp,bisiklete binmek ..."

foto:reeplay


hayattan öğrendiklerim

bukettom bana pas atmış,can dündar'ın bir yazısından yola çıkarak "hayattan ne öğrendiğimizi" sorgulayacağız bu güncede.

*yüklemi -ebilmek olan bütün cümleleri..

*refleksif eylemlerim dışındaki bütün hareketleri(konuşmak,yemek yemek...)

*doğduğumuz andan itibaren (inancım gereği) imtihanlara tabi olduğumuzu..

*sabretmeyi..

*sağlık ve huzurun paradan çok çok önce geldiğini,paranın sadece bir araç olduğunu..

*sevdiğini alamazsan,aldığını sevmek zorunda olduğunu(KEMAL CİVELEK hocam,sağolsun..)

*eğer birini düşünmezsen,onun kendini yalnız hissedeceğini,ama eğer birini düşünürsen onun tek başına bile olsa kendini iyi hissettiğini..(hissetmenin gücü diyebiliriz buna.)

*hayatı mantık yada duygusallık olarak 2ye ayırmanın saçma olduğunu,çünkü insanın yaradılışında birlikte rol alan durumu ayırmanın saçma olduğunu öğrendim.

*"insanların söylediklerini ve yaptıklarını çok çabuk unutabileceğimizi,ama bize hissettirdiklerini asla unutmadığımızı."(maya angelou)

*çocukların bu dünyadaki en masum ve saf yaratıklar olduğunu ve buna bağlı olarak bir çocuğu yetiştirmenin ne kadar güç olduğunu.iyi yetiştirilmiş bir çocuğun da ne kadar güçlü olabileceğini öğrendim.

böyle cümlelerle ifade edince o kadar çokki..

*zamanın hızla akıp gittiğini,bazen bize düşman olsada,aslında en iyi dostumuzunda yine zaman olduğunu.

*sevmenin bu dünyadaki bir çok histen güçlü olduğunu ama bunu başarabilen insanların sayısının ne kadar az olduğunu..

*her yaşadığımızın bir sonraki yaşayacaklarımız için gerekli(alt yapı) olduğunu.

*ölümün her an bizimle olduğunu ama bizim ona bir türlü alışamadığımızı..

*insan kelimesinin kökü olan ins'in arapça unutmak kelimesinden türediğini..(bunu duyunca gerçekten çok şaşırdım..)(yaşadıklarını unutan,vazifelerini unutan,kendini yaratanı unutan, ve ölümü unutan)

benden bu kadar dostlarım,bende pası tiyamincime ve eğer kabul ederse enis'e atıyorum..hayattan ne öğrendiğini bizimle paylaşmak isteyenler varsa onlarda ben pası onlara atmışım gibi kabul ederek yazsınlar lütfen..

can dündar'ın yazısını okumak için tıklayın.

çarşamba kaosu

Kanal D
20:00 yaprak dökümü
22:30 çok güzel hareketler bunlar
Atv
20:00 avrupa yakası
Tgrt Haber
22:00 ekonomi kulisi
Show tv
22:00 var mısın,yok musun?

bir evde,biri 22 yaşında,diğeri 44 yaşında iki bayan ve 49 yaşında bir bay birlikte yaşamaktadırlar,çünkü onlar bir ailedirler..aslında 20 yaşında aslanlar gibi birde oğulları vardır lakin onu okusun diye taşı toprağı altın şehre yollamışlardır..
37 ekran televizyonları bozulmuş ve tamirciden de ses çıkmayınca çöpü boylamıştır.
şu sıralar evde 70 ekran lcd veya plazma olmayan gayet kocaman ve tek bir televizyon mevcuttur..
çarşamba akşamı saat 20:00 itibariyle ev halkı Tv karşısına geçer..
genellikle atv ile başlayan çarşamba kaosunda önce kahkahalar atılarak avrupa yakası izlenirken,reklam aralarında yetişilirse yaprak dökümü izlenir..
yaprak dökümü genelde duygusala yakın sahneler içerir,hapishaneler,boşanmalar,borçlar...
dilber halayı bir kenara bırakıp bu kez hüzünlenmeye başlanır..tam da o sırada reklamlar biter,hüzün bir kenara bırakılır ve yeniden kahkahaya dönülür..reklamların sıklığı malum,insanda duygusal travmalara neden olur..
neyse saat 22:00 sularında bu hüzün kahkaha şokundan kurtulabilinir,diye düşünülürken..ailenin reisi tgrt haber kanalını açar,ama baba bkm mutfak var desende,"margo bi sus bak adam bişi anlatıyoo" der babacıgın..
küresel mali ekonomik kriz nedeniyle,değerli sunucu konuşurda konuşur,arada konuğuna döner,sayın erdal biz bunu 2 ay önceden demedik mi,dow jones eksilere iner demedik mi,dedik diymi sayın erdal...
dediniz evet biliyoruz,..
nerden m çünkü 2 ay evvelde sizi izliyorduk babamla..
küresel mali ekonomik kriz ile tgrt haber reklama girdikçe bkm ye dönüyoruz,bu kez annem müdehale ediyor,mehmet acunu açsana bi kim yarışmış..
zaten kararsızlıkla geçen reklam arasında bkmden yakalarsam bir iki espriye gülebiliyorum..
sonra yeniden mali ekonomik kriz..endeksler,nasdaq,dow jones...
konuşmaya devam ediyor hararetli hararetli spiker,Allahtan bir reklam daha.. annem bu sefer sinirli,mehmet açsana acunu teklifi kabul etmiş mi kız..
kız teklifi kabul etmiyor..mevlüt'e dönüyor,"sence 18 i açtırıyımmı mevlüt.."
m: bence gizem 19 da büyük çıktı,18 kesin küçük,açalım bence..
g: o zaman açalım bahar abla..
bahar açar, 500.000 ytl..
cam kırıkları sesi arasında yeniden tgrt habere döneriz...
gecenin sonunda bkmden bir kaç espri daha yakalayabilirsek ne mutlu bize..
işte bizim hanemizde çarşamba geceleri böyle anlam katıyor hayatımıza.. peki ya sizde???

son 5

arkadaşlar blogumda halka açık son 5 gün..
eğer blogumu takip etmek isterseniz margonunkoyu@gmail.com adresine mail atabilir yada yorum bırakabilirsiniz..

margo'dan duyuru

arkadaşlar aldığım son bir kararla blogumu sadece kayıtlı kullanıcılar okuyabilecek,sizden ricam eğer blogumu takip etmek isterseniz,bana bir şekilde gmail adreslerinizi ulaştırmanız..
isterseniz mail adresinizi yorum olarak bırakabilir,isterseniz bana mail atabilirsiniz.
mail adresim : margonunkoyu@gmail.com

Başımız sağolsun

her ölüm vakitsizdir,erkendir..
sarı kırmızı atan bu yürekte çok erken bırakıp gitti bizi,gidilecek ne deplasmanlar,sevinelecek daha ne goller vardı..
Acımız büyük..
Mekanın cennet olsun GS Tribününün Süpermeni Alparslan Dikmen.. Allahım günahlarını affetsin..

"ölüm varmış,korku varmış.

bu dünyanın sonu varmış..

yağmur

"şehre bir yağmur yağdı ben ağladım. "
nasılda özlemişim sakin sakin gökten yere inişini izlemeyi damlaların..sıcacık bir battaniyeye sarılarak ısınmaya çalışmayı..
daha da sessizileşerek hayal kurmayı..
çünkü yağmura borçlu varlıklarını bir çok hayalim..
şemşiyemi özlemişim,yağmurluğumu..
ama karadenizden hatıra kaldı sanırım bu yağmur sevdası..artık vazgeçemiyorum..
nasıl mayısta "artık şortlarımızı giyelim" demişsem,
şimdi de aynı çoşkuyla karşılıyorum gelen sonbaharı..

"yağmur şehre bir yağdı ben ağladım ."

beklemek üzerine

İnsanın yaşam bağı.. Beklemek!..
Yasemin odama girdi..
"Aktüel sizinle konuşmak istiyor.. Son zamanlarda yazılarınızda hep birisini beklediğinizi ima ediyormuşsunuz da.."
"Nasıl yani.."
"Yani özel yaşamınız.."
"Hayır" dedim.. "Özel yaşamımı hiç konuşmadım ben.."Dedim de..
Aktüel'in tespiti doğru.. Son zamanlarda "Bekleyiş" üzerine yazılarım yoğunlaştı gerçekten..Beklediğimden mi, beklemek istediğimden mi?..

Haftalar önce Paris'te Champs Elysees'de, dünyanın belki de en ünlü Cafesi, La Fouget's'de oturuyorum..Birden iliklerime kadar donduğumu hissettim. Paris'te hava kapalı.. Yağmur çiseliyor.. Soğuk.. Ama yaz günü, nerden bakarsınız.. Niye aniden böyle üşüdüm birden..Dalıp gitmişim düşüncelerime.. Beni donduran o anda hissettiklerim..
"Ne bekliyorsun hayattan Hıncal" dedim kendi kendime..
Paris'in o dillere destan kalabalığı içindeki yalnızlığımda..
"Mesleğimde doruklara tırmanmışım.. Yönetmişim, en çok satan, en unutulmaz dergi olmuş.. Yazmışım, en çok okunan olmuşum.. Televizyon programlarım klasikleşmiş.. Dünyayı gezmişim.. Heves ettiğim tüm güzellikleri görmüş yaşamışım.. İstediğim hemen herşeyi elde etmişim.. Gözümde kalan, içimde ukde olan hiç bir şey yok.. Harika bir ailem olmuş.. Aile içi en güzelliklere, en mutluluklara sahip olmuşum.. Özel yaşamım harika günler, aylar, yıllarla dolu.. Sevmenin, sevilmenin en güzellerini, en unutulmazlarını yaşamışım.. Hele en uzun süren en sonuncusu, hem de benim yaşımda masallarda bile yaşanmayacak kadar güzel.. Ömre bedel..
Bir insan daha ne isteyebilir?..
Hiçbir şey..,
Daha ne bekleyebilir?..
Hiçbir şey..
İşte Paris.. İşte Fouget's, bana hiçbir şey ifade etmiyor artık.."
Kanımı donduran, beni üşüten, titreten düşünce bu oldu işte..
Hayattan bekleyecek hiçbir şeyi kalmamak!..
Silkindim birden, bir başka yorumla..
"Bekleyecek bir şeyin kalmadığına göre, demek çok iyi yaşamışsın Hıncal, mutlu olmuşsun" dedim kendi kendime..
Geçiştirdim o soğuk anı..Dönüşte, beklentiler aramaya başladım kendime, yeni..
Beklemek gerek..
Hayatta hep birilerini, birşeyleri beklemek gerek..
Beklediğin şeyler bitince, hayat anlamsızlaşıyor çünkü..
Ben mi?.. Sonbahar geldi.. Havalar soğuyor.. Oysa ben giderek daha çok ısınıyorum..O üşüme krizlerim bitti!..Yani..
Beklemek güzel şey!..
Beklentilerinizi sevin..
Bekleyecek bir şeye sahip olmanın kıymetini bilin!..

HINCAL ULUÇ

içim sıkılıyor

slmlar efendim..
evimdeyim yine..yazacak konular arıyorum,bulamıyorum.. kardeşimi de gönderdik ist'a..kendimi evde yalnız hissetmeye başladım sanki.
o varken onunla vakit geçiriyordu,onu kızdırmakla uada onun beni kızdırmasıyla..
birde ramazan olunca gündüzleri dışarı da çıkmak pek sarmıyor..
bütün günümü pc başında pinekleyerek geçiriyorum..
bu aralar kitap okumaya da ara verdim..
geç saatlere kadar tv izlediğimden tv başından kalkınca doğruca yatıyorum..(kitaba zaman kalmıyor)
ama kardeşime yeni kitap siparişleri verdim onları bir getirsin hemen başlayacağım okumaya..
evde hayat ise bilindiği gibi..
pc başında,mutfakta ve tv başında geçiyor zaman..
kendime vakit geçirebileceğim eğlenceli işler bulmam lazım..
fikirleri olanlar yorum bıraksın..

evimde mutluyum ben

evimde mutluyum ben,
yok birşeye değişmem
evimde mutluyumm benn
dantelleri yıkarım
çiçekleri sularım
RUHUMA YER AÇARIM*




*: tabii annemin eşyalarından yer kalırsa :)

fashion bloggers

"Modayı yakından takip ediyorsan, gezmeyi, alışveriş yapmayı, sinemaya, konserlere gitmeyi seviyorsan, her gün mutlaka internete girip bir şeyler yapıyorsan, gezmeyi bildiğim kadar yazmayı da bilirim diyorsan, gencim ama sorumluluk almaya hazırım, ben bu işi yaparım diyorsan…"

az önce adl.com u gezerken fark ettim..ben bulunduğum şehir itibariyle koşullara uymuyorum..böyle bir işi yapmak isteyen internet kurtları varsa.. ayrıntılı bilgi burada.

müzik

*Teoman'ın 17 albümü..
her gün dinlesem de sıkılmıyorum..ilk dinlediğim günki keyfi alıyorum..

*Yalın'ın kalamadım şarkısının klibini beğendiğimi söyleyecektim tam..ama o mavi saçlı kız hangi akla hizmet o klipte hala anlamadım.. çok saçma.. mantığını çözen varsa bana da anlatsın..

*"Yıldızlarda kayar" isimli şarkıyı Kıraç'ın yorumuyla mı seviyorum yoksa Tan'ın yorumuyla mı tam çözemedim.. sanki 2 farklı şarkıyı dinliyormuşum gibi..(bununla ilgili bir anket yapabilirim aslında)

*serdar ortaç'ın düşman şarkısının sadece başını (hadise'nin serdar,hadise.. dediği kısmı) dinlemeyi seviyorum..(ordaki ritim çok eğlenceli geliyor)

*klip izlemekten nefret ediyorum ben galiba.. sevdiğim şarkıların kliplerine bile tahammül edemiyorum..salak saçma görüntüleri birleştirip fona da şarkıyı koyunca klip yaptık sanıyor bu insanlar.. klip olayına karşıyım..

sivas kongresi 4-11 eylül 1919


Madde 1
Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, ayrılamaz

Madde 2
Her türlü işgal ve müdahaleye karşı, millet birlik olarak kendisini müdafaa ve mukavemet edecektir.

Madde 3
İstanbul Hükümeti, dışarıdan gelecek bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.

Madde 4
Kuvayı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak esastır.

Madde 5
Manda ve himaye kabul olunamaz.

Madde 6
Aynı gaye ile milli vicdandan doğan cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti “ adı altında birleştirilmiştir.

Madde 7
Milletimiz çağdaş gayelerin büyüklüğüne inanır ve teknik, sınai ve iktisadi durumumuzu ve ihtiyacımızı takdir eder.

Madde 8
Mukaddes maksadı ve umumi teşkilatı idare için kongre tarafından bir Heyet-i Temsiliye seçilmiştir.

elektronik mektuplar / 3

sevgili ayci;
kaç gündür nerden dadandığımı çözemediğim bir şekilde yabancıların düğün fotolarına bakıyorum.
onlarda düğün fotoğrafları geleneği bizimkinden biraz farklı,genelde fotoğrafçı sabah kalktıktan itibaren gelinle beraber,gelinle kuaföre gidiyor,gelin duvağı yapılırken fotolarını çekiyor,hatta her dakikayı kareliyor neredeyse..
gelinin işi bittikten sonra düğün yapılacak mekana gidiyor,
düğündeki bütün detayları kareliyor,mesela masaların üzerindeki çiçekler,nikah şekerleri..hatta abartarak sandalyelerin kurdelalarının bile resmini çeken fotoğrafçılar oluyor.. daha sonra düğüne gelen çiftlerin fotoğrafları,sadıç ve nedimenin fotoğrafları,nikahın her anı,akrabalar...
işte buna benzer daha bir çok detay...
şimdi ayci,senden bir ricam olacak..
eğer mümkün olursa..
senden benim düğün fotoğrafçım olmanı istiyorum..
tabi bu sözün üzerinden kaç yıl geçtikten sonra ben evlenirim onu bilemeyeceğim ama...
senin yakalayacağın fotoğraflara baktıkça düğünümü anımsamanın daha da kolay ve güzel olacağını düşündüm..
sevgilerle...
margo

ramazan gelince..

herkese hayırlı ramazanlar diliyorum.
umarım hepimiz bu ramazanı layığıyla yaşayabiliriz.
içimden bir ses bu ramazan benim için çok büyük güzelliklere sebep olacak diyor.

içimdeki huzurun tarifi yok.

gibi

bilgisayar başına oturduğumda bir alelacelelik seziyorum hareketlerimde.. çabuk,çarçabuk halletmem lazımmış gibi ne yapacaksam..
o nedenle uzun soluklu yazılar yazamıyorum.(yine belirteyim,bunda sıcağın etkisi oldukça fazla)
***
uzaktan bakınca bazı hayatların cazibelerine kapılmak geliyor içimden,üzak diyarlarda yaşayan insanlar,yazarlar,şairler..fotoğrafçılar...
***
yazmak eylemi bana gerçekten kalem ve kağıtla yazmayı hatırlatıyor.. ben yazar olsam mesela.. kesinlikle kağıt ve kalemle yazardım romanlarımı..
tuşlara dokunarak yazdığımda aynı duyguları iletemiyormuşum gibi geliyor..
bazen sırf bu yüzden çok yoğun yaşadığım duyguları bu sayfaya dökemiyorum..
acaba gerçek bir kağıt ve kalemle yazsam da taratarak mı paylaşsam yazılarımı...
***
fotoğraf çekmek içinde daha yabancı olmak lazım bence mekana..
içinde olduğun mekan sıradanlaşıyor ve aynı duyguyu yansıtmıyor gibi..
bu nedenledir ki safranbolu da fotoğraf çekmeyi pek beceremem..
***
ve en rahat kendi hayatında var oluyor insan..
nasıl dilersen,öyle yaşayarak..

israftan başka birşey değil


eskiden domates festivalleri bana çok eğlenceli görünürdü(yani orta okul ve lisenin ilk yıllarında)
şimdi düşünüyorum da,benim ülkemde açlık(ya da tokluk) sınırı bilmem kaç ytl lere yükselmişken ve başka ülkelerde açlıktan her yıl bilmem kaç insan ölürken..
onca domates, birbirine fırlatılmaktan daha hayırlı işlerde kullanılabilmeli,kullanılır da..

mantarpanommm

çocukluk yalanlarımıza kılıf arıycam biraz..
geçmişi ve şimdiyi anımsayıp gülünecek ne varsa anlatacam..
köylü güzeli hallerimi bir kenara bırakıp biraz metropollere bırakıcam kendimi..
kalabalığın içinden çıkanları sizinle yeni blogumda paylaşıcam..
okursanız elbette sevinirim..
okumazsanız da napalım artık.. kısmet değilmiş..

http://www.mntrpano.blogspot.com/

buharlaş-MA

hava çok sıcak..
benim içimden yazmak gelmiyor..
yazacaklar birikiyor,duygular buharlaşıyor sıcaktan..
az kalmış ağustos'ta bitiyor.
ama en güzeli ramazan geliyor.

afiyetle..

slmss..
dün ilk defa evde etraflıca temizlik yaptım..(bu demek oluyor ki misafirliğim annem tarafından kaldırıldı.. :) )
bugünde misafir geliyor diye pasta organisazyonunun bir kısmını ben üstlendim...
sanırım şubat ayına kadar devam edecek "ev hanımlığı kursu"m başlıyor,hatta başladı bile..
yeni ilgi alanım,pastalar,kurabiyeler,parfeler..

farklı

farklı birşey istiyorum.. yeni bir blog mesela..
bir kaç kişi birleşelim.. bi blog açalım..
hep beraber kardeş kardeş yazarız...

nambır van



seviyorum..

kitap,şarkı ama önce vatan

merhabalar bir kaç bahsedilecek konu var..bahsedip hemen çıkacağım.
  • asuman krause bir şarkı yarışmasında koçluk yapıyor ya hani..geçenlerde denk geldi izledim,gerçekten de sesi güzel..ve birşey keşfettim bence caz söylemeli yaa..çok yakışır sesi. gerçi ben yeni klipteki kıyafeti sevmedim ama şarkıyı da ehhh..ama tenimizin uyumunu sevmiştim..ben asuman krause yi seviyorum kardeşimmm.. mimikleri flm..ahh cnmmm..
  • pekin olimpiyatları çerçevesinde çin ve yanılmıyorsam polonyanın voleybol maçı vardı.. o çin kızları nedir abi öyle.. töbe est ama Allahım herşeyim kararını öyle iyi biliyor ki.. bu çinliler irileştikçe down sendromlu insanlara benziyorlar.. minyon olsun bu çinliler..insana benzesinler..
  • adam faver'in empati kitabını okudum..gerçekten çok beğendim,olaylar gayet sürükleyici..sıkılmak,bunalmak yok..günde 30-40 sayfa bile okuyabiliyorsun ve artık gözlerin yorulduğu için kitabı elinden bırakmak zorunda kalıyorsun.
  • yeni kitabım ise Osman Pamukoğlu "unutulanların dışında yeni bir şey yok". kısa bi alıntı yapmak istiyorum kitaptan..

"Savaşı,onun ne olduğunu bilmeyen ve hiçbir zaman ateş altında bulunmayanlar çıkarmış ve sebep olmuşlardır.Savaşın ahlakla ilgili kısmı onu yapan ve yaşayanlarla değil,sebep olanlarla alakalıdır.

Bugüne kadar tüm savaşlarda sadece ve sadece anneler kaybetmiştir.Başka hiç kimseye bir şey olmamıştır.Hiçbir sonuç: annenin mezara kadar devam edecek olan yüreğindeki ateşe derman olamaz.Acı çekmeyen ve çekenlerden haberi olmayan,acıları dindirmenin yollarını aramaz,arasa da doğru şeklini bulamaz." O.Pamukoğlu

Bu mu ömrünün özeti

Sen de uzak ülkelerden dönüyorsun
Ve bana bütün söyleyebildiklerin,
Akşam evinin eşiğinde oturmuş
Serinleyen birinin,
Aklına gelebilecek düşünceler.
Peki, ne anlamı var öyleyse;
Bunca yolculuğun.


Louis Aragon

...

cevapların soruları

tatilim çok yoğun geçmiyor..genel itibariyle evdeyim yada geziyoruz annemle..fakat yazacak bir şey bulamıyorum..bu yazıyı yazma nedenimde sırf uzun zamandır bir şey yazmamış demesinler diye..(kimler demesin??--arada bi bakan oluyor bloga,yorum bırakan--//o zaman mutlu oluyorum)
bi kaç haber verelim önce mesela
* kpss açıklandı kpssp10= 78.236 (bu demek oluyor ki,margo bu sene ancak sözleşmeli yerleşir,ve eğer meb'in keyfi olursa şubatta kadroya geçer..)
* bakalım hangi ile çıkacak tayinim.. çok heyecanlıyım,merak içindeyim..acaba birleştirilmiş sınıfım mı olacak,yoksa tek seviyede bir sınıfım mı??
* barınma işimi nasıl halledeceğim,okulun lojmanı olur mu?,olursa çok kırık dökük olur mu??yada ev tutacaksam okula yakın ev bulabilirmiyim???
* bu soruların büyük bir kısmının sonucunu tarih 1 eylül e yaklaştıkça öğreneceğim..
atamayı öğreneceğim tarih ise 21 ağustos...
* sonra birde söylemeden edemeyeceğim..meb,öğretmen ataması konusunda fazlasıyla baştan savma davranıyor.. henüz hiç bir şey açıklamadı,ne branş sıralarını ne de boş kadroları ..
5 ağustosa kadar bu söylediklerimde belli olacak,inş..
* birde bu işin başka bir yanı var ki..2008/2 atamasında atanamayıp,ekimi yada şubatı beklemek var..o zaman biraz daha moralim bozulur sanırım..
* hee birde yüksek lisans olayını bu senelik unuttuk,bakalım seneye şartlar ne elverirse..yeniden gündeme getiririm belki..
* son olarak gidilecek 2 tane kısa yolum var.. biri kırıkkale(eski ev arkadaşımın düğünü için) ve istanbul(kardeşimin evini yerleştirmek için)

yazacak bir şey yok diyip ilk defa bu kadar çok şey yazdım.. kendimi kutluyorum..

aduket =)

bkm mutfak,gururla sunar :D

ni la bombe atomique

un amor platonique
umudum yarınlarda
"ama ben hala evdeyim" :)

yaşasın kötülükkk

dinlemek lazım

bu yazın favorilerinden bence..
mp3 playerda repeat modunda..

-

ikna yöntemleri


elektronik mektuplar 2

yazmştım..
ama silindi hepsi..
şimdi aynı kelimeleri bulamayacağım..
duygularım silinmedi elbet ama..
istediğim gibi olamayacak..
aptal blogger... :S
çokk kızddımmm..

fark-LI

interesante şeyler yapmak istiyorum.. resim çizemiyorum bari fotoğraf çekeyim..şöyle beni cezbedecek şeyler,kareler yakalamam lazım.. bu aralar gözlerim kapalı yada çektiğim hiç bişeyi beğenmiyorum..beğenemiyorum.. ama pastalar yaptım dün,çok güzel oldu..filmler,diziler izlemek lazım,şöyle ayaklarımızı uzatarak :Dhatta hemen başlasam..bnm farklı fikirlere ihtiyacım var.. çok farklı fikirlere ,fapfarklı :) fikirlere..

böö style

nerde kalmıştık..
hımmm..

spor kompleksi :D, gayet güzel devam ediyorum.. kaslarımla mutluyum..
hava; sıcak..
çarşamba; şerifenin doğum günü..
dün;ayşegül şerife ben 7 kocalı hürmüze gittik.. biz birini bulamıyoz bu hatun 7sini nasıl bulmuş öğrenelim diye...
lime wire,salağk program hiç arese benzemiyor,istediğim şarkıları indirmio hiç,,küscemm ...
nil,hala kaset çıkarmadı...çoşacak şarkı kalmadı ortalıkta..
özer atik,şarkı demişken tavsiye ederim "ne yazar".. özer atik kim mi?? komedi dükkanındaki tombalak ama en süper sesli amca..
dolmuş,hala bir öğrenci alırmısınız diyorum binince,ama valla alışkanlık..bunu da yeni fark ettim..
black eyed peas,spor yaparken dinlemekten en çok zevk aldığım şarkıların sahipleri insanlar grubu :D
özdemir plaza;evin karşısında ve wirelessına şifre koyan insanların mekanı..
kakaos;tatilde bodrumda..
battaniye;örüyorumm..

şimdilik bu kadar..

en sevdiğm geometrik şekil; ÜÇGEN =)

spor yapıyorum..başladım.. karnımda mekik çekmekten kaynaklanan dehşet bir gerginlik, ve aklımda hep aynı cümleler vayy bea benim vücudumda bu kadar kas var mı??
vücudumdaki bir çok kas grubunun çalıştığını ve ağrıdığını hissetmek aslında eğlenceli ve daha şimdiden pazularım yumurta gibi şişti..ve çok sertler.. :)
ben üçgen vücutlu margo olacağım..

birde spor salonlarının en sevdiğim yanlarından birini keşfettim bugün; aynalar..
galiba spor yaparken kendimi görmek mutluluk veriyor bana..
benimle aynı saatte çalışan insanların en enlisi benim 5 katım,en ensizi benim 2 katım..
ve bnm varlığım onlara küfretmek gibi birşey..
daha ilk günden kendini tutamayan bir bayan bana sesleniyor:
-kilo almaya mı geldin sen??
-evet
-benimkilerden vereyim sana..
-öyle bişi olsa keşke.. hehehe(hem bi kere öyle bişi olsa önce annemden alırım :),bide bayan, farkındayım bnm fit vücudumu kıskanıyorsun ama bunu bu denli dışa vurma :)

birde sevdiğim müzikleri yüksek sesle dinlemek süpr oluyor salonda..
sonra birde bisiklete 5 dk bile olsa binmek beni acaip yoruyor,bisiklete binmek yerine 15 dk yürüyüş bantında takılsam olur mu hocam??

bide göz zevkinizi bozmak istemem,yada bilmiyorum sanırım bunu şimdi çok istiyorumm..hıahaıhaıhaı

elektronik mektuplar / 1

sevgili aycicim,
sen bu satırları okurken ben başka bir ülkenin sakin ve gri şehrinde evimde oturuyor,belki kitap okuyor yada battaniye örüyor olacağım..
bloguma girip yazacak bir şey bulamadıktan sonra senin blogunu ziyaret ettim ve sana mektup yazmak geldi içimden..
hayatımı anlatsam diye geçirdim şimdi içimden,çok uzun olur..
hem annem seslenir şimdi,esracım hadi yengene gideceğiz diye,daha kısa bir şey olmalı..
mesela beni de kolajla aycim.. bedenime başka bir baş yapıştır,ayakkabılarımın rengini değiştir,üç beş resmimi üst üste pozla..
işte bu kadar karışığım aycim..
buketto henüz gri şehrime ayak basmamış..
yarın ayşemgolümün doğum günü..
ve ben yarın spora başlıyorum,kaslarım olsun diye..
şimdi tek bir yere aitim aycim.senide bekliyorum..işin olsun ama benimde olsun..hayat bizi bir yolda kafa kafaya tokuştursun,aaa aycii,aaa margo diyelim..
ama gerçekten olur mu bu.. bir sokakta yürürken görsen beni bu margocum bnm dermisin,tanırmısın ki beni..
bu şehrin her sokağında insanlar beni tanıyor aycim..aaa margo gelmiş,hayırlı olsun okulun diyorlar.. öğretmen oldun demek diyorlar.. kafa sallıyorum...
mutlu olmak istiyorum aycim.. kendimle barışık..ağaçların gölgesi düşmüş kaldırımlarda kulağımda en sevdiğim şarkılarla yürüyüş yapmak istiyorum..
görüldüğü gibi sağlıklı yaşamak istiyorum ben,kırmızı et,beyaz et,hiç bir renk et yemiyorum..
bu aralar en sevdiğim şarkıyı söyleyen amcayı rüyamda görüp öpüyorum..
daha kimlere sıkı sıkı sarılıyorum bir bilsen..
bu yüzden rüyalarımı da seviyorum.. özlem gideriyorum..
kafamı dinlemek istiyorum..içinden garip garip sesler geliyor,ürküyorum..
bugün gidip kuzenimi kucaklıycam mesela,huzur dolu olcam..o belki yine sevemeyecek beni.işine nasıl gelirse öyle davranıyor bu çocuklar..
birde fax çekmem lazım,trabzondan ayrıldığımı herkesin bilmesi lazım,hatta ösym nin bile.. ben artık karabükte yaşıyorum demem lazım ösym'ye..habersiz kalmasın ki,beni bulması da zor olmasın..
aycim satırlarıma son vermem lazım,
malum anneler bekletilmekten hoşlanmaz..
kendine iyi bak..

seni seven margoooww..

anne ben sınava gircem..

Anneee benn sınavaa gircemmm...
ama hala hayat doluyum..
bi sakıncası var mı :)
depresyona mı girmem lazımdı..
yok yok öss değil,geçti o ztn 4 yıl önce..
bugun şöle mavi tur yapsak,mavi mavi..
mutluyumm ben bea..

Anneeeeeeeee..
ben sınava gircem...

bize yeni bişiler lazımm

yeni kaset istiyoruzzz...

bu yaz..

acaba bu yaz yogaya mı başlasak..
esnekliğe ihtiyacım var..
hem eğlenceli olabileceğini düşünüyorum..
bu yaz yine eğlenceli fikirlerim var :)

yuppaaa!!

fazla söze ne hacet ;)

!!!

İstiklal Marşı nasıl dinlenir??
Şunu söyleyerek başlamak isterim Türk Milli takımının arkasındayım herzaman lakin bugün maç başlamadan önce takımların milli marşları okunurken birşey dikkatimi çekti..
Milli takımımızın futbolcuları İstiklal Marşı okunurken ellerini birbirlerinin omuzlarına koymuşlardı..
Sesi kısıp izlediğinde evet bu takım birlikteyiz,güçlüyüz,dimdik karşınızdayız imajı yaratıyor denebilirdi..Fakat İstiklal Marşımızı söylerken bu şekilde bir duruşu ben yakıştıramadım Millilere,ayrıca biz orada ülkemizi temsil ediyorsak,doğru temsil etmeliyiz kanısındayım..
İstiklal Marşı saygı duruşu gibi "hazır ol"da dinlenir ve dinlenmelidir..
bu uyarıyı millilerimize ulaştırabileceğim bi adres,link bilen varsa lütfen bana bildirsin,memnun olurum..

renkli

insanların renkli hayatları var..
benim hayatımda renkli bazılarına göre..
ama bugun
evde boş boş oturdum..
neden..
çünkü
içimden bunu yapmak geçiyordu..
mutlu muyum??
elbette mutluyum..
sular kesikti mesela bugun..
sonra geldi ama kumluydu..
ben sıcak çikolata içecektim..
evde temiz su yoktu..
içemedim..
mutlu muyum?
belki daha çok mutlu olabilirdim.
randevulaştık kızlarla
sinemeye gitmek için..
88 dakika
..
karnım açıktı..
erken çıkmalı orda yeriz..
kocaman yeşil ve bez bi torba.
içinde çoooookkk sayıda
rengarenk düğme var..
farklı boyutlarda..
her sabah
bir tane seçiyorum içinden
gözlerim kapalı..
bugün ki gri sanki..
mutlu muyum??
evet.
yarın sarı düğmeyi
seçeyim içinden diye
dua edeceğim tüm gece
..

saat kaç,saat kaç ki??

gel sen de kopar bi parça,tozum bile kalmasın
elimdee boş bir tabanca,dua et ki patlasın kör bahtımaa
gelecekse,..ne gelecekse gelsin..

protesto




PSİKOOOOOlojim

ders çalışmak istemiyor ..
en azından bu kadar sıkıcı dersler
çalışmak istemiyor..
yarın sağlık sınavı olacağına
KPSS olsaydı keşke
diye dua ediyor.
birde bu olmayacak duaya
yüksek sesle
AMİN diyor...
psikopata bağlamak geliyor,
dayanamıyor bağlıyor :)
ağlıyor,
ya da ağlacak,
ya da ağlamalı,
e)hiç biri..

beyin fırtınası

dikkat dikkat!
çeşitli etkinliklere ihtiyacım var..
bir arkadaşım kendi bölümlerinin mezuniyet gecesini organize ediyor..
ve çeşitli atraksiyonlar planlıyor sürpriz niteliğinde..
birincisi temsili diplomalar.. (içinde o sınıf içinde o kişiyle özdeşleşen espri vb yazıp teşekkür edilecek..)
sonra 3 cümleyle 4 yılı özetleme var..(mikrofon herkese uzatılacak ve 3 cümle özetlenecek..
ayrıca gecenin sonunda bir kura çekilecek ve şanslı kişiye yaklaşık 70-80 ytl civarında bi hediye verilecek.. henüz hediyeye de karar verilmemiş yalnız.. hediye kazanacak arkadaşın ileride matematik öğretmeni olacağını da göz önünde bulundurarak bir hediye önerirmisiniz??

sizden istediklerimi kısaca özetliyorum.
  1. mezuniyet gecesini renkli kılacak etkinlikler.
  2. şanslı kişiye alınacak hediye

fikirlerinizi bekliyorum.. çok acil...

çocuk mu??

KİMİNLE EVLENECEGİNİZE NASIL KARAR VERİRSİNİZ?
'Buna biz karar veremeyiz, Tanrı
bunları önceden ayarlamıştır. Biz de kime takılacaksak, bir gün yolda yürürken
karşımıza çıkar.' Zeynep, 10 yaşında.
EVLENMEK İÇİN EN UYGUN YAŞ KAÇ OLMALI?
'Yaşla ilgisi yok, evlenmek için aptal olmak yeter'. Ali, 6 yaşında
ANNENLE BABANIN ORTAK YÖNÜ NEDİR?
'İkisi de, baska çocuk istemez.' Selin, 8 yaşında.
BIR KIZLA BIR ERKEK ÇIKTIKLARI ZAMAN NELER YAPARLAR?
'Biriyle çıkmak çok eğlenceli..Aslında yeterince sabırla dinleyebilirseniz,
erkekler bazen güzel konuşuyorlar.' Gamze, 8 yaşında. (Gerçekten 8 mi
dersiniz?)
'İlk randevuda birbirlerine yalan söylerler. Ama bu yalanlar ikinci
kez buluşmak isteyecek kadar ilginç olmalı' Metin, 10 yaşında (sizce ?)
İLK RANDEVUDAN MEMNUN KALMAZSAN NE YAPARSIN?
'Eve gidip ölü taklidi yaparım. Ertesi gün bütün gazeteleri arayıp
Ben öldüm ismimi cenaze ilanlarınıza yazar mısınız derim' Hüseyin, 9 yaşında.
BİRİNİ ÖPMEK HANGİ ŞARTLARDA DOĞRUDUR?
'Çok parası varsa.' Petek, 7 yaşında
'Kanunlar en az 18 yaşında olmalısınız diyor ama kanunları boşver' Cüneyt, 7 yaşında
'Ben öpmem. Kadınlar öpünce hemen evlenip çocuk yapmak istiyorlar,Ben ugraşamam'. Levent,8yaşında
EVLİLİK DİYE BİRŞEY OLMASAYDI NELER OLURDU?
'Hesabını vermemiz gereken bir sürü bebek olurdu'. Murat,8 yaşında
(çok zekice)
BIR EVLİLİĞİ, SONSUZA KADAR SÜRDÜRMEK İÇİN NE GEREKİR?
'Karınız çirkin de olsa, ona çok güzelsin demek gerekir' Hasan, 10 yaşında

bunları bu hale tv ve internet getiriyor bence,evet fazla zekice gibi görünüyor ama bu kadarının zararlı olabileceğini dşünüyorum...birde sanırım bu cevaplara türkçe isimler sonradan eklenmiş..

okumak gerek

Almitra sözü aldı ve sordu:

— Peki üstad; evlilik nedir?

Cevap söyle geldi:

— Siz birliktelik için doğmuşsunuz. Ölüm meleğinin beyaz kanatları sizi ayırana kadar ayrılmayacaksınız.Allahın sessiz tanıklığında bile beraber olacaksınız, ama birlikteliğinizde mesafeler bırakın; bırakın ki, cennetin rüzgarları aranızda dansedebilsin...birbirinizi sevin ama, aşk tutsaklığı istemeyin.. bırakın aşk, ruhunuzun kıyılarına vuran dalgalar gibi olsun... birbirinizin bardağını doldurun ama aynı bardaktan içmeyin; ekmeğinizden verin birbirinize ama aynı somundan ısırmayın... birlikte şarkı söyleyin;lakin birbirinizi yalnız bırakmayı da bilin, sazın telleri de yalnızdır ve armoni içinde aynı melodiyi seslendirir... birbirinize kalbinizi verin ama karşılıklı kilitleyip saklamak için değil! sadece hayatın eli o kalbi saklar! birlikte durun, ama yapışmayın, tapınakların sütunları da bitişik değildir! ve unutmayın; meşe ile çınar birbirlerinin gölgesinde büyümezler...( Halil Cibran)

ıt's too late




meyılbaks

bu aralar dertliyim..
facebook mailleri ve forward mailler dışında mail almıyorum uzun zamandır,ama istiyorum ki dostlarımın bana anlatacakları olmalı..
meyılbaksımı açtığımda sevgi damlacıkları görmek istiyorum,yüzüm gülsün istiyorum..

ama biliyorum herkes yoğun,herkes kaptırmış kendini işine,hayatın akışına..
bencilleştik demeye dilim varmıyor.BENCİLLEŞTİK..çünkü başka türlü söylenmiyor..
en yakın örnek,aynada yüzleştiğim "esra".. aylardır gönderilmeyi bekleyen mektuplar var zarfın içinde..
tembellik,yoğunluk..
ama hiç biri önemli değil o satırlardan..
hakkını veremediğimiz zamanların,hakkını nasıl ödeyeceğiz acaba..
suçluluk kokan bir yazı daha son buldu,sevgilerle,düşüncelerle..
iyi dalın kendinize, hayatınıza..iyi dalın ki zaman kalmasın egosantrik dünyamızdan başkasına..

"o.o.o"


geri sayışmacalar :)

mezuniyet baloma 8 gün
mezuniyet törenime 24 gün
KPSS ye 31 gün
var..

oouu La LaLaL Laaa

Birazcık uzanmak istiyorum.."huzur içinde =)"

hey yaa

resim çizebilmek isterdim..
hepsi bu.

uzun-upuzunnnn eşekk

yoğunum,
yorgunum,
ama yaşamaya devam..

bukettosunaAŞIK

:fotojenikkakawileraskina:

ben varım!! sen de var mısın??

ayci hanımın başlattığı soruşturma kapsamında MAL varlığımı açıklıyorum...
şu daracık odamın içinde neyim varsa o işte bnm malvarlığım,hatta mal yokluğum..
  • yatağım var.(1 adet)

  • laptobum var.(1 adet)

  • yaprak testlerim var.(ohooo çok adet)
  • akvaryumum var.(1 adet)

  • balıklarım var.(2 adet-biri tosun sultan,diğeri kokoş)

  • aa sonra atkım var.(gs atkım.. günün anlam ve önemini de vurgulayalım)

  • sarı çantam ve akkalarım var.

  • eşşekim var.(1 adet)YANGINDA İLK KURTARILACAK.

  • inekli perdem var.(1 adet)

  • bir kapısı var odamın,arkasında asılı mont,çanta,havlularım var.

  • bir masam ve üzerindeki ıvıros zıvıroslarım var.

  • bulutlarım var.(ama onlar odamda değiller,onlar heryerdeler benle gezip duruyorlar.

  • rengarengoss kalemlerim var..

  • cep telefonlarım var(konnektink pipıl..2 adet)

bitti bu kadarcık şeyim var benim.birde BEN varım,hepsini anlamlı kılan..

topuda bukettoya atıyorum,kaçıyorum...


uyusun da BÜYÜSÜN!!

iyi geceler sıpacık!!
iyi geceler uykucukmargocuk..

eller yukarı

yazalım..
takip ettiğim çoğu yazar arkadaşım yurtdışında yaşıyormuş bugün onu fark ettim..ülkeyi özlemekle ilgili çeşitli detaylara rastlıyorum sık sık gezdikçe..şükrediyorum.
odamı darmadağınıklıktan kurtardım sanırım..başardım topladım..
niçin ki böyle kıpır kıpır içim..
iştahım yerinde maşallah,öğlen yemeğini yedim ya az önce..
hava soğuyor gittikçe..
resim çekmek gelmiyor artık içimden..
mektup yazıyorum..ama zamanımda yokki hiçç
yarım yamalak oluyor belki ama hatırlıyorum ya dostlarımı yeter..
sınava kaç gün kalmış.. neredeyse 40 gün kalmışş..az kalmışş yaaaa..
bu arada üniversitenin şenliklerine de az kaldı,yaklaşık 9 gün..sezen aksu hanımefendi şenlendirecekler konserleri,bizi...
canım saçmalamak istiyor..
:D
bu nasıl oluyor demeyin,arada istemsiz bunu başarabiliyorum..
birde yine değişiklik istiyorum.. blogu değiştirmek istiyorumm:D
belki yaparım :D


GİZEMisteriola

ve gizem gelir..
yuppaaa
:)

enerjik keçi olcam diye..

~küçücüktüler büyümüşler..ahkam kesmeye başlamışlar,kafa tutmuşlar hayata...yapabilene ne ala...

~beni kitapların arasına bırakın,sayfaları karıştırayım,cümleler seçip ezberlemeye çalışayım..her kitap hakkında biraz fikrim olsun,hepsini almak isteyim o anda..hatta orasının benim olmasını dileyim..

~koyun oldum ben,yada keçi,yada kuzu...kıvırcık margo oldum,keçiii margo :D

~mail kutumda 53 mail olmuş rizeli kardeşlerime sevgiler saygılar..(maillerimi temizlemediğim zaman kendimi pasaklı ev hanımları gibi hissediyorumm)

~bir türlü yazacak o hali bulamıyorum kendimde,bu aralar kitapta okumuyorum zaten..

~zaten bu aralar hiç bişi yapmıorum..

~yaşıyorum ama nefes alıyorum veriyorum,yemek yiyorum,yoruluyorum sıklıkla...organik kayısı aldım kendime,enerjik olmak için...

~bu arada bilmem daha önce söyledim mi (!) trabzona hala gelmedi bahar :S

"margogetti,blogger,trabzon"

gurbaney gs'm


yazacak çok şeyim var..
kalbimde böyle kıpır kıpır bişi oluyor..
74. dk içindeyiz...
yazmaya fırsat bulsam bir sürü konum var yazacak..
ama az kaldı..
uzun ve güzel bi yazıyla geleceğim..
dk 77. kabul etmiyorum..
dk 82 işte budur ....( 4 )
...

böhöyyy böhöyyy

ben müzik dinlemek isterim,kulaklığın kablosu birbirine dolanır..
üzülürüm..
açmaya çalışırken sıkılırım,
müzik dinleme fikri yalan olur..

küsmüş

yorulmuş bu margo,havalar yormuş onu,bahar söz vermiş ama gelmemiş,üşütmüş soğuklarda onu...
üşümüş,,patiklerini giymiş,battaniyenin altına saklanmış,sıcacık çay içmiş..
çok beklemiş ama gelmemiş bahar...
küsmüş margo,çok kırılmış..
"bu kadar beklemişken gelmemek olur mu hiç" demiş içinden...

annem&ben

anneciğine kavuşmuşş
mutlu....hem de çok mutlu..
ama hala babacığını özlemekte...

nerde o -eski-yakışıklı-kerem !!

ahh ahh..yine nasıl depreştiğini bilemediğim bir duygu seli oluştu içimde..kerem diyor başka birşey demiyor.. açıyorum gugılı yazıyorum kerem tunçeri...
ahh ahh düğün resimleri...
sevinsem mi üzülsemmi..gelinliği güzel de makyajını beğenemedim ben bu gelinin..
ahh ahhh...
2-3 sayfa düğün resmi,keremin Rmd resimleri...
ve sonrasında bi resim..amanın..
insanı pişman ediyor kerem'e aşık olduğuna..amanınn evlenince oldu bu böyle,biz eski yakışıklı hallerini de biliriz..
amanın.. hep o tuğba yaptırmıştır bunu ona.. "çirkin ol ki bakmasın kızlar sana..."
ahh ahh yakıştı mı bu sana...
birde röportajda demiş ki: eski numaramı bulanlar çıkıyordu ama şimdiki numaram kimsede yok..
iyi halt ettin.. eski numaranı ne çok aramıştım..ahh ahhh.. buldum da eski sevgilin hakkında övgüler yağdırmıştım sana...
ipekle evlenseydin böyle mi olurdu..hem ipek zevkli bir bayan,sana bıyıkta bıraktırmazdı..
ahhh ahhhh
naptın bea kerem...

dinlemek lazımm

jinglemingle

ders çalışcam ben yaaa..buraya yazı yazmaya vaktim yok..

hayırlı haber annem gelioo.. hemde belki yarın yada salı yada çarşamba..ama perşembeye kalmaz.. özledikk ya...

[evde kendi kendime "yüksek yüksek tepelereee ev kurmasınlarrrr,aşrı aşrıı memleketeeee kız vermesinnnlerrr" diye şarkılar söylemeye başlamıştım..amann yarabbimm özlemiştim.
babamın bir atı olsa binsede gelse...(bu devirde at mı kalmış,babamın uuuuçağıı olsa uçsada gelsee,annemin bir yat'ı olsa binsede gelsee.....)paşacımın ödevi olmasa atlasaaa gelsee...
hem annemi hem babamı ben karabeach i özledimmm..

neyse annem gelince sorun çözülecek..
hem çocuk bayramım için en güzel hediye bu.. :)
içimdeki çocukk...sana diorumm :D

... ardından...

samsun'un ardından yüzümde hoş bir gülümseme,bedenimde tarifsiz bir yorgunluk kaldı..

gezenti margo

çok yakında samsun güncesiyle sizlerleyim..

##şimdilik gezip tozup güzel kareler yakalamaya bakıyorum..

bambaşka

başka bir adam,hatta bambaşka bir adam..çok farklı diğerinden.. dokunmaya korkuyor,topraktan ayrı yaşayamaz korkusuyla koparamıyor bile papatyayı..o çok farklı diğerlerinden..gözleri yaşlarla dolabiliyor bırakma beni derken..umudu hiç bitmiyor,direniyor..kaleciyle karşı karşıya kalmış ve gücünün en yükseğe çıkmasını bekliyor,doğru açıyı kestirmeye çalışıyor..başka şansı yok,gol atmak istiyor,tek bir gol atmak...fazlasını zaten hiç düşünmüyor,bir golü olsun bu hayatta,sonra bi kızları olur mesela..kimbilir,yakın olur belki okula evleri...sürenin bitimine yakın,açıyı kestirmeye çalışıyor bu adam..vuruyor..içinden hiç geçmemiş daha önce kaybetmek..belki saniyelik bir olay topun kaleye gidişi..ama o ömrünü tüketiyor o yolda..başka bir adam,hatta bambaşka..

benim izafiyetle işim olmaz,benim işim internetle

selam selam selam..
çalışmaktan internete fırsat bulamıyorum yahu..(yalana bak)ben süperim yaa hem çalışıyorum hem de internete zaman ayırıyorum..
bu gün ki sınav konumuz:Araştırma ve proje çalışmalarına giriş..(diğer adıyla 4. sınıf bahar döneminin hem şeçmeli hemde zorunlu olma özelliğine sahip dersi: alan çalışması)
içeriğe bakacak olursak;bilim-bilimsel yöntem-araştırma yöntemleri cart curt...
****
internet konusuna dönelim yeniden..bu aralar sıkça takip ettiğim bayanların bloglarına ek olarak sıkça erkek arkadaşların bloglarını da takip ediyorum..
benzerlikler ve farklılıklar yönünden ele almak gerekirse..takıntılı oldugumuz konular her 2 cinstede mevcut..
beylerin bloglarında daha çok futbol,güzeller ve alkol alırken ilk sırayı,bayanlarda dostluklar,hobiler ve alışveriş ilk sıralarda..
her iki cinse mensup insanlar da güncel olayları takip ediyorlar mesela..beylerde daha çok yine futbol göze çarpıyor.kimin kimle hangi tarihte maçı var,kim şampiyon olur yada mvp kim seçilir cinsten..
bayanların blogları da gündemden payını alıyor ama genelde en son hangi mağazada indirim olmuş,bu yılın moda rengi nedir?,en ucuz küpe hangi boncuklardan imal edilir vb..
başka ortak noktalarda var..
misal bayan erkek fark etmeden herkes ilindeki hava durumu ve bunun ruhuna yansımasından bahsediyor..bugun hava güneşli insanın içi açılıyor yada bugunde 40cm kar yağdı,beyaz görmekten sıkıldım şeklinde :D
bayanların bloglarında içe dönük söylemler daha fazla..erkek bloglarının bazılarında var bu..
sizlerde takip edin diye bir kaç link vermek istiyorum..öncelikle sürekli takip ettiklerimden başlayalım.
ayci,laziale,kakaos,deli mine,skull,baldan tatlı,edasuner
yeniler :
ultrasabotaj,kutup,şarbon,voo doo girl,efe,acalya

bence bir gezin buraları da..

hep orda,ya da hep burda

vize zamanları üretkenliğim tavan yapıyor neredeyse,amaç: ders çalışmaktan uzaklaşmak..mesela az önce çamaşır yıkadım biraz,sonra eski mektuplardan birini okudum..kakoşumdan gelmiş.. güldüm yine hem hüzünlendim de..

"ne istediğini söyle,sana ne olamayacağını söyleyeyim"..malumunuz efendiler burası türkiye,böyle işliyor buralarda düzen..
biraz daha iyimserleşerek soruyorum sorumu:hanginiz bulunduğunuz mevkiiden mutlusunuz??cevabıda veriyorum..ben mutluyum..çünkü ben yeni şartlara çok çabuk ayak uydurabilen,hafif pollyanna tarzı bi yapıya sahibim..
bu yeni koşula uyuma bazı eğitim bilimciler "zeka" diyorlar.. benim zeki olduğum konusu elbette tartışmaya açık bi konu..isteyen tartışabilir ben yokumm :D

""""""bugün birleştirilmiş sınıf sınavım var..türkiyedeki okulların neredeyse yarısının birleştirilmiş sınıf olduğunu bileniniz var mıydı?? bu konuda aydınlatayım sizleri..sadece ülkemizde değil bu uygulama neredeyse bütün AB ülkelerinde varmış..ülkemizdeki net sayıya gelince 16.379..yani yaklaşık 17bin okul..
peki eğitim fakültelerinde birleştirilmiş sınıfla öğretim adına neler yapılıyor..cevabı biraz utanç verici.sadece 4. sınıfta yarım dönem alıyorsun bu dersi ve uygulama diye bir şey yok.. yani hayali herşey,hersey sözde..peki sonra ne bekliyoruz??profesyonel düzeyde bir eğitim,hem de birleştirilmiş sınıflarda...

eğitim fakültelerinin programlarının yeniden gözden geçirilmesi temennim..."""""




yeniden dönüyoruz hayata...
normalde şu sıralar yazacak pekbirşey bulamıyorum,ama dedim ya vize haftası insanın içinden olduk olmadık işler yapmak geçiyor,hayata ve eğlenceye daha bi dört elle sarılasım tutuyor..
dostlarla bir araya gelinesi zamanlar oluveriyor vize zamanları,çay içelim kahve içelim,dedikodu yapalım,hani halihazırda yapılmayı bekleyen ne varsa bi zahmet şu araya sıkıştırıverelim,malum vize çalışmayalımda :D
hayatımın son arasınav haftasındayım galiba...
bitiyor yahu üniversite gibi hayatta..
daha dün gibi boyu ben kadar,eni 2 katım o bavulla ve uykulu gözlerle büfenin önünde otobüsten inişim..
ee sınav vakti yaklaşıyor,daha süsleneceğim.. :D vize çalışmıyım da :D
bugün doğanların doğum günleri kutlu olsun mesela,sonra yarın ve diğer bütün Allahın günlerinde doğanlarında doğum günleri kutlu mutlu olsun,amin..
öpuyorummm..

adı aşk bu eziyetin..


ne alaka demiyelim,kel alaka çünkü..bir tuhaf bişidir aşk..çift taraflıdır,çok yönlüdür..

aynı resmi alıp 180 derece çevirdiğinde biter bazen aşk,bazen de başlar...

dağıtalım şu havayı..

  • yeni bişeyler yazmak lazımdı.. hayatı böylece bırakamazdım ve en üstte kalamazdı o yazı..gördükçe hüzünlenemezdim..zaten görmesemde hüzünleniyordum ya..geç kalıyoruz biz geç..geç yakalıyoruz,varken fark etmiyoruz,yokken üzülüyoruz,kıymet bilmiyoruz,bilemiyoruz,çünkü insanız biz,olmuyor,yapamıyoruz...
  • bugün dersahane çıkışı bişiler yiyelim diye mirapark'a gittik..çocuğunu eşini alan gelmiş.etrafta çoğu 3-4 yaşlarında bir sürü çocuk ve tabi yanlarında gencecik anne babaları..Allahım insanın evlenip bir an önce çoluğa çocuğa karışası geliyor.. o arada arkadaş soruyor:

-çocuk mu,kariyer mi?, diye..

tereddütsüz çocuk diyiveriyorum..Allahım nolursun bana o duyguyu yaşat..genç anne olabilirmiyim bilmem ama..kızımı/oğlumu sıkı sıkı sarıp,güzel güzel giydirip,onu gıdıklamayı istiyorummm yaşamımın bir anında..

  • dershanede herşey yolunda ilk sınavdan 75.250 aldım..lakin bugün ziya hocam sınava 83 gün kaldı deyince,tutuştum valla..zaman ne çabuk geçiyorsun yaaa..
  • vize haftasına giriyoruz yarın itibariyle..gerçek payı olmasa da her öğrenci gibi bende de bir inkar söz konusu."içinde çalışma hevesi varsa bekle geçsin" şeklinde.. :D
  • sevgili pınar'ım dan kitaplar ve mektup geldi..haluk levent'in şarkı sözleri dolanıyor dilime :"mektubun hoşgeldi,bana umut verdi,yalnızlığımı aldı yar.."
  • Sonra tüp bitti evde..söylemeden olur mu..bi tüp kaç para biliyomusunuz siz..sarsıyor bütçeyi :D
  • kışlıkları topladım valize kaldırdım geçenlerde,ama serin havalar bırakmıyor yakamızı..üşüyoruzz..
  • yaz hazırlıklarım bitmiyor,bitmeyecek,bitemeyecek..şorttan sonra yazlık ayakkabılarımı da aldım..güneşi ve güzel günleri bekliyorumm..
  • winampım karman çorman yine,bir şurdan bir burdan çalıyor.bendenizde halden hale giriyorum şarkılarla..
  • balığım öldü benim.. geride 2 tane daha olduğu için herhalde fazla bi yıkıma uğramadım.. "gelin"di ölen balığın adı..beyazdı.. hatta teoman gibi==>çok beyazdı kir tutardı ömrü balık kadardı :D

yaza yaza yazz gelsinnnnn... =) noluurrrrr...

kalbimizde..

ağlamaktan fazlası sadece dua etmek şimdi..
belki kendi haline yanmak bundan sonrası..o bir melek artık..geride bir başına bıraktıklarına yanmak bundan sonrası..
onun için yok bundan sonrası,onun sonsuzluğu var artık..
ve bizim bundan sonralarımız..
eksik yanlarımız,
bekleyişimiz ölümü,ama bir türlü hazır olamayışımız..
olgunluğumuz,suskunluğumuz..
onun sonsuz varoluşu,bizim yok oluşumuz...