Başımız sağolsun

her ölüm vakitsizdir,erkendir..
sarı kırmızı atan bu yürekte çok erken bırakıp gitti bizi,gidilecek ne deplasmanlar,sevinelecek daha ne goller vardı..
Acımız büyük..
Mekanın cennet olsun GS Tribününün Süpermeni Alparslan Dikmen.. Allahım günahlarını affetsin..

"ölüm varmış,korku varmış.

bu dünyanın sonu varmış..

yağmur

"şehre bir yağmur yağdı ben ağladım. "
nasılda özlemişim sakin sakin gökten yere inişini izlemeyi damlaların..sıcacık bir battaniyeye sarılarak ısınmaya çalışmayı..
daha da sessizileşerek hayal kurmayı..
çünkü yağmura borçlu varlıklarını bir çok hayalim..
şemşiyemi özlemişim,yağmurluğumu..
ama karadenizden hatıra kaldı sanırım bu yağmur sevdası..artık vazgeçemiyorum..
nasıl mayısta "artık şortlarımızı giyelim" demişsem,
şimdi de aynı çoşkuyla karşılıyorum gelen sonbaharı..

"yağmur şehre bir yağdı ben ağladım ."

beklemek üzerine

İnsanın yaşam bağı.. Beklemek!..
Yasemin odama girdi..
"Aktüel sizinle konuşmak istiyor.. Son zamanlarda yazılarınızda hep birisini beklediğinizi ima ediyormuşsunuz da.."
"Nasıl yani.."
"Yani özel yaşamınız.."
"Hayır" dedim.. "Özel yaşamımı hiç konuşmadım ben.."Dedim de..
Aktüel'in tespiti doğru.. Son zamanlarda "Bekleyiş" üzerine yazılarım yoğunlaştı gerçekten..Beklediğimden mi, beklemek istediğimden mi?..

Haftalar önce Paris'te Champs Elysees'de, dünyanın belki de en ünlü Cafesi, La Fouget's'de oturuyorum..Birden iliklerime kadar donduğumu hissettim. Paris'te hava kapalı.. Yağmur çiseliyor.. Soğuk.. Ama yaz günü, nerden bakarsınız.. Niye aniden böyle üşüdüm birden..Dalıp gitmişim düşüncelerime.. Beni donduran o anda hissettiklerim..
"Ne bekliyorsun hayattan Hıncal" dedim kendi kendime..
Paris'in o dillere destan kalabalığı içindeki yalnızlığımda..
"Mesleğimde doruklara tırmanmışım.. Yönetmişim, en çok satan, en unutulmaz dergi olmuş.. Yazmışım, en çok okunan olmuşum.. Televizyon programlarım klasikleşmiş.. Dünyayı gezmişim.. Heves ettiğim tüm güzellikleri görmüş yaşamışım.. İstediğim hemen herşeyi elde etmişim.. Gözümde kalan, içimde ukde olan hiç bir şey yok.. Harika bir ailem olmuş.. Aile içi en güzelliklere, en mutluluklara sahip olmuşum.. Özel yaşamım harika günler, aylar, yıllarla dolu.. Sevmenin, sevilmenin en güzellerini, en unutulmazlarını yaşamışım.. Hele en uzun süren en sonuncusu, hem de benim yaşımda masallarda bile yaşanmayacak kadar güzel.. Ömre bedel..
Bir insan daha ne isteyebilir?..
Hiçbir şey..,
Daha ne bekleyebilir?..
Hiçbir şey..
İşte Paris.. İşte Fouget's, bana hiçbir şey ifade etmiyor artık.."
Kanımı donduran, beni üşüten, titreten düşünce bu oldu işte..
Hayattan bekleyecek hiçbir şeyi kalmamak!..
Silkindim birden, bir başka yorumla..
"Bekleyecek bir şeyin kalmadığına göre, demek çok iyi yaşamışsın Hıncal, mutlu olmuşsun" dedim kendi kendime..
Geçiştirdim o soğuk anı..Dönüşte, beklentiler aramaya başladım kendime, yeni..
Beklemek gerek..
Hayatta hep birilerini, birşeyleri beklemek gerek..
Beklediğin şeyler bitince, hayat anlamsızlaşıyor çünkü..
Ben mi?.. Sonbahar geldi.. Havalar soğuyor.. Oysa ben giderek daha çok ısınıyorum..O üşüme krizlerim bitti!..Yani..
Beklemek güzel şey!..
Beklentilerinizi sevin..
Bekleyecek bir şeye sahip olmanın kıymetini bilin!..

HINCAL ULUÇ

içim sıkılıyor

slmlar efendim..
evimdeyim yine..yazacak konular arıyorum,bulamıyorum.. kardeşimi de gönderdik ist'a..kendimi evde yalnız hissetmeye başladım sanki.
o varken onunla vakit geçiriyordu,onu kızdırmakla uada onun beni kızdırmasıyla..
birde ramazan olunca gündüzleri dışarı da çıkmak pek sarmıyor..
bütün günümü pc başında pinekleyerek geçiriyorum..
bu aralar kitap okumaya da ara verdim..
geç saatlere kadar tv izlediğimden tv başından kalkınca doğruca yatıyorum..(kitaba zaman kalmıyor)
ama kardeşime yeni kitap siparişleri verdim onları bir getirsin hemen başlayacağım okumaya..
evde hayat ise bilindiği gibi..
pc başında,mutfakta ve tv başında geçiyor zaman..
kendime vakit geçirebileceğim eğlenceli işler bulmam lazım..
fikirleri olanlar yorum bıraksın..

evimde mutluyum ben

evimde mutluyum ben,
yok birşeye değişmem
evimde mutluyumm benn
dantelleri yıkarım
çiçekleri sularım
RUHUMA YER AÇARIM*




*: tabii annemin eşyalarından yer kalırsa :)

fashion bloggers

"Modayı yakından takip ediyorsan, gezmeyi, alışveriş yapmayı, sinemaya, konserlere gitmeyi seviyorsan, her gün mutlaka internete girip bir şeyler yapıyorsan, gezmeyi bildiğim kadar yazmayı da bilirim diyorsan, gencim ama sorumluluk almaya hazırım, ben bu işi yaparım diyorsan…"

az önce adl.com u gezerken fark ettim..ben bulunduğum şehir itibariyle koşullara uymuyorum..böyle bir işi yapmak isteyen internet kurtları varsa.. ayrıntılı bilgi burada.

müzik

*Teoman'ın 17 albümü..
her gün dinlesem de sıkılmıyorum..ilk dinlediğim günki keyfi alıyorum..

*Yalın'ın kalamadım şarkısının klibini beğendiğimi söyleyecektim tam..ama o mavi saçlı kız hangi akla hizmet o klipte hala anlamadım.. çok saçma.. mantığını çözen varsa bana da anlatsın..

*"Yıldızlarda kayar" isimli şarkıyı Kıraç'ın yorumuyla mı seviyorum yoksa Tan'ın yorumuyla mı tam çözemedim.. sanki 2 farklı şarkıyı dinliyormuşum gibi..(bununla ilgili bir anket yapabilirim aslında)

*serdar ortaç'ın düşman şarkısının sadece başını (hadise'nin serdar,hadise.. dediği kısmı) dinlemeyi seviyorum..(ordaki ritim çok eğlenceli geliyor)

*klip izlemekten nefret ediyorum ben galiba.. sevdiğim şarkıların kliplerine bile tahammül edemiyorum..salak saçma görüntüleri birleştirip fona da şarkıyı koyunca klip yaptık sanıyor bu insanlar.. klip olayına karşıyım..

sivas kongresi 4-11 eylül 1919


Madde 1
Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, ayrılamaz

Madde 2
Her türlü işgal ve müdahaleye karşı, millet birlik olarak kendisini müdafaa ve mukavemet edecektir.

Madde 3
İstanbul Hükümeti, dışarıdan gelecek bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.

Madde 4
Kuvayı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak esastır.

Madde 5
Manda ve himaye kabul olunamaz.

Madde 6
Aynı gaye ile milli vicdandan doğan cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti “ adı altında birleştirilmiştir.

Madde 7
Milletimiz çağdaş gayelerin büyüklüğüne inanır ve teknik, sınai ve iktisadi durumumuzu ve ihtiyacımızı takdir eder.

Madde 8
Mukaddes maksadı ve umumi teşkilatı idare için kongre tarafından bir Heyet-i Temsiliye seçilmiştir.

elektronik mektuplar / 3

sevgili ayci;
kaç gündür nerden dadandığımı çözemediğim bir şekilde yabancıların düğün fotolarına bakıyorum.
onlarda düğün fotoğrafları geleneği bizimkinden biraz farklı,genelde fotoğrafçı sabah kalktıktan itibaren gelinle beraber,gelinle kuaföre gidiyor,gelin duvağı yapılırken fotolarını çekiyor,hatta her dakikayı kareliyor neredeyse..
gelinin işi bittikten sonra düğün yapılacak mekana gidiyor,
düğündeki bütün detayları kareliyor,mesela masaların üzerindeki çiçekler,nikah şekerleri..hatta abartarak sandalyelerin kurdelalarının bile resmini çeken fotoğrafçılar oluyor.. daha sonra düğüne gelen çiftlerin fotoğrafları,sadıç ve nedimenin fotoğrafları,nikahın her anı,akrabalar...
işte buna benzer daha bir çok detay...
şimdi ayci,senden bir ricam olacak..
eğer mümkün olursa..
senden benim düğün fotoğrafçım olmanı istiyorum..
tabi bu sözün üzerinden kaç yıl geçtikten sonra ben evlenirim onu bilemeyeceğim ama...
senin yakalayacağın fotoğraflara baktıkça düğünümü anımsamanın daha da kolay ve güzel olacağını düşündüm..
sevgilerle...
margo